12 Mart 2010

Çürüme kokuşmaya dönüşürken…

27 Ocak 2010 

FİKRET BAŞKAYA | 08 – 02 – 2010 | Temelleri 1908 sonrasında atılan ama asıl rengini 1920’li 1930’lu yıllarda alan Kemalist otokrasi, artık çürüme aşamasını geride bırakıp kokuşma aşamasına girdi. Şimdilerde her tarafı kötü kokular sarmış durumda…“Memleketin sahipleri” geride kalan yaklaşık seksen yıllık dönemde tam bir koloniyalist rejim üslubu sergilediler. Devamını Oku

Kapitalizmi ‘krizden’ kurtarmak değil, kapitalizmden kurtulmak…

29 Eylül 2009 

fikret-baskayaGeride kalan haftalarda sel onlarca insanı alıp-götürdü, evler, köprüler yıkıldı, işyerleri tahrip oldu, ekili alanlar ve mahsuller zarar gördü, suya zehirli kimyasallar karıştı… Doğal âfet dendi, ihmal dendi, dere yatağına ev mi yapılır, bu ‘derenin intikamıdır’ dendi, sorumlular hesap versin dendi, ‘muhalif’ olduğu sanılan siyasetçiler hükümeti suçladı, bu arada kendi etiğine ve varlık nedenine külliyen yabancılaşmış, felaketi sansasyona çevirmeyi marifet sayan medyaya da iş çıktı… Devamını Oku

Seksen öncesi / seksen sonrası veya rejimin niteliği

12 Eylül 2009 

fikret-baskaya1980 sadece Türkiye’nin değil, kapitalist dünya sisteminin tarihinde de bir kırılma noktasıdır. Genel bir çerçevede 1970’li yılların sonu, 1980’lerin başı, II. emperyalist savaş sonrasında geçerli paradigmaların da sonuydu. Savaş sonrasında sömürülen sınıflar ve ezilen halklar lehine oluşan güç dengesinin yön değiştirmesi anlamına geliyordu. Devamını Oku

Liberalizm, kapitalizm ve sol

27 Ağustos 2009 

fikret-baskayaSon dönemde, özellikle de neoliberal çılgınlığın ideolojik alanı kuşatıp, alternatifsiz tek düşünce olarak sunulduğu koşullarda, zaten geçerli olan kafa karışıklığı daha da büyüdü. Esas itibariyle bir sistem olan kapitalizmle bir düşünce akımı olan liberalizm bir ve aynı şey sayılır hale geldi. Devamını Oku

3 G sizi mutlu eder mi…?

11 Ağustos 2009 

fikret-baskayaTeknoloji hârikalar yaratıyor ve her teknik ilerleme insanlık fotoğrafını daha çok karartıyor. Ve insanlara şimdilik sabrederler, ilerlemenin ‘geçici olumsuzluklarına’ katlanırlarsa, ilerde dünya cennetinde yaşayacakları söyleniyor… Onlara gösterilen madalyonun sadece bir yüzü… Devamını Oku

Reklamlar İnsana ve Doğaya Karşı…

3 Temmuz 2009 

fikret-baskayaKapitalizm, mantığının ve temel işleyiş ‘yasalarının’ bir sonucu olarak, her seferinde daha çok üretmeden varolamıyor veya her ileri aşamada daha çok üretmeye mahkûm. Lâkin, her seferinde daha çok üretebilmesi, üretilenin tüketilmesiyle mümkün. İkincisi, kapitalist üretimde asıl amaç insan ihtiyaçlarını karşılamak değil, kâr etmek üzere değişim değeri üretmektir. Devamını Oku

Sınav Sanayii veya Eğitimin Sefaleti

15 Haziran 2009 

fikretbaskayaÖSS, KPSS, KPDS, TUS, ALES, TCS, AÖS, SBS, STS, JANU, YÇS, DGS, PMYO, TND, ÜDS, YÖS, ALS, AOS, SBS, YÖS… Merkezî olarak yapılan sınavlardan bazıları. Sadece ÖSYM’nin 2009 yılı takviminde 34 sınav var. Görünen o ki, Türkiye’de en hızlı gelişen sektörlerden biri ‘sınav sanayii’… Fakat gözden kaçan çelişik bir durum var: sınav sanayi sektörü hızla gelişirken eğitim sistemi çöküyor. Eğitimin tüm aşamaları hızla özelleştirilip bir kâr metaı haline getirilirken. eğitim hem bir ‘hak’ olmaktan çıkıyor hem de eğitim sistemi varlık nedenine ve misyonuna giderek daha çok yabancılaşıyor. Şimdilerde Türkiye’de ‘ikili sistem’ geçerli ve özel [paralı] eğitim hızla devlet eğitiminin yerini alıyor. Devlet okulları özel eğitim kurumlarına ham madde veya ara-malı sağlar duruma geliyor… Öyleyse buraya nereden ve nasıl gelindi? Bu sorunun cevabı eğitim sisteminin geçirdiği evrimde bulunabilir. Başlarda eğitim başlıca iki işlev görüyordu: devlet aygıtının ihtiyacı olan yönetici-bürokratik eliti yetiştirmek ve rejimin egemen [resmi] ideolojisini üretip, yaymak… Zamanla, kapitalist gelişmeye paralel olarak, bu iki işleve, sermayenin ihtiyacı olan ‘yetişkin’ işgücünü yetiştirmek de eklendi. Devamını Oku

Siyasi kültür, Ergenekon, “Mustafa Kemal’in Askerleri” ve Sol

30 Nisan 2009 

fikretbaskayaTürkiye’de geçerli siyasi kültür esas itibariyle 1920-1938 döneminde oluşmuş, rejimin tüm kurumlarına derinlemesine sirayet etmiş, bugün de belirleyici olmaya devam eden ‘tuhaf’ bir kültürdür. Yakın tarihin baştan aşağı tahrif edilip, ihtiyaca göre yeniden ‘inşa edilmiş’ bir versiyonuna, Mustafa Kemal’in putlaştırılmasına, devletin kutsanmasına dayanmıştır. Böylece Eski Rejim kendini yepyeni bir şey olarak sunmayı başarmıştır. Devamını Oku

Radikal Eleştiri Zamanı

1 Ocak 2009 

fikretbaskaya1. Yaklaşık son otuz yılda kendinden menkul, ‘kendi kendini düzenleyen piyasa ekonomisi’, sadece en rasyonel değil, aynı zamanda alternatifsiz, insan doğasına en uygun sistem, velhasıl insanlığın yegâne ufku olarak sunulmak istendi. O kadar ki, hızlarını alamayıp ‘tarihin sonunu’ ilân edecek kadar ölçüyü kaçırdılar… Bu amaçla ısmarlama üzerine oluşturulan neoliberal ideolojik tezler devreye sokuldu. Devamını Oku