24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

Bir moda akımı üzerine kısa bir not…

29 Ocak 2012 

ECE TEMELKURAN | 29 – 01 - 2012 | Başıma bir şey gelmeyecekse sormak istiyorum: Bana saldırmak neden bu kadar moda oldu? Her ne kadar faşizm ve toplumda vahşet ihtiyacı yaratılması üzerine derin bir sosyo-psikolojik araştırmaya dayanan uzun bir yazıyı hak ettiğini düşünsem de kısa konuşup konuyu kapatacağım. Önce şunu söyleyeyim. Artık bu yurttan kükremeler korosu bana bir şey hissettirmiyor. Zira his dünyamın istihap haddi yazılarımı Türkçe değil İngilizce yazmak zorunda kalışımın üzüntüsüyle hali hazırda zorlanıyor. Acı çeken 3. Dünya yazarının sadece ülkesinin günahlarını anlatmak üzerine kariyer inşa etmesi kadar berbat bir şey yoktur herhalde. Onlardan biri olmamak için elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsiniz. Öte yandan, Nuri Bilge Ceylan’ın nefis şiiri (!) “Bir Zamanlar Anadolu”daki elma sahnesinde yuvarlanıp giden elmalardan biri olmamak için seçeneklerim herkesin sandığından çok daha kısıtlı. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil yani, çok daha kötü. Devamını Oku

Velev ki….

4 Ocak 2012 

ECE TEMELKURAN | 04 – 01 – 2012 | VELEV ki biz çok terörist insanlarız. Çok korkuncuz biz, çok fenayız. Aman yaklaşmayın bize ha! Mesela, öyleyiz yani. Ama çocuklar ölmüş. 19 adet. Devamını Oku

Zalim olmaya direnmenin tarihi

11 Aralık 2011 

ECE TEMEKURAN| 11 – 12 – 2011 | HER şey bazı insanların kendileri gibi yaşamak istemesiyle başladı. Derelerin akabilmesini isteyenler vardı. Suyun ve havanın sahibi olamayacağı, olmaması gerektiğini bilenler vardı. Devamını Oku

Konuş arkadaş!

3 Aralık 2011 

ECE TEMELKURAN | 03 – 12 – 2011 | (BU yazı öncelikle gençler içindir!) Devamını Oku

Gölge kuşları

22 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 22 – 11 – 2011 | KENDİ gölgelerinden ibaret bir kuş sürüsü geçiyor Boğaz’ın üzerinden. Klarnet taksimi kokuyor hava. Çok uzak bir mahallede, tepelerde, tepelerin de ardında hatta, bir sobanın başında buluşan adamları görüyorum. Merhabalarından nefes buğusu çıkıyor kapıda, içeride sözlerin dumanı kalmıyor. Isınıyorlar, gülümsüyorlar birbirlerine yaklaştıkça. Birinin aklından “İnsan acaba yalnızken daha mı çok üşür?” gibi bir soru geçiyor, “Sigara?” diye soruyor sadece sobanın etrafındakilere. Havadan sudan konuşuyorlar önce. “Gözüm” diyorlar birbirlerine, “Ciğerim” diye alıyor lafı öteki. Böyle kestane kebabı gibi söz, elden ele, çok bekletmeden ve hızla çoğalırken sesler, açılıyor konu. Bir karar alacaklar bu adamlar. Canlarına nasıl tak ettiğini anlatmaya gerek duymayacak kadar birbirlerinin canlarından haberdarlar. Sobanın başında bir karar alınacak. Beceriksizce bir karar, kesin olmayan bir karar. Kesin olan tek şey bir karar alındığı. Tepelerde öyle bir şey oluyor, görüyorum. Devamını Oku

Utana sıkıla: Gazetecilik

17 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 17 – 11 – 2011 | SABAHLARDA eksilen bir şey oldu. Kalkar kalkmaz merakla haber kanallarını açmıyorum artık. İşe gelip internete girip bağımsız internet sitelerine bakmam gerekiyor. Gerçekten ne olduğunu anlamak için, bin türlü rezaleti görmek için… Devamını Oku

Bir bakan doğuyor!

15 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 15 – 11 – 2011 | BEN düşünmedim, bir dostum söyledi. Aynen aktarıyorum: “Yeni Yıldırım Akbulut!” Devamını Oku

Kaleler

8 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 08 – 11 – 2011 | BİR teorim var. İnsanlar ikiye ayrılıyor. Kimisi kumdan kaleler yapıyor, düzgün, kenarları belli, önceden tasarlayarak. Kimisi ise sulu kumu alıyor ve elinin ucundan akıtarak ortaya çıkacak şekli bilmeden ve her seferinde olmakta olana şaşırarak yaşıyor. Kimisi yapıyor yani, kimisi oluyor. Siz hangi kalesiniz? Benim ne olduğum zaten belli. O yüzden bazen denk getiremiyorum akıttığım kumu kaleye. Öyledir çünkü. O akan kum bazen yıkar yapıyı, bazen denk gelir yükselir yapı. Yanı başında ciddiyetle hayatlarını inşa edenler vardır. Sen sadece yaşarsın. Hayretle özürlü… Devamını Oku

Haydi Barikata Öküzler! Haydi Barikata!

6 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 06 – 11 – 2011 | YAZDIM, çizdim, söyledim. Bana mısın demediniz. Ama bakın bugün ne oldu? Dediğim çıktı! Tam bir yıl önce yine bugünlerde bütün bunların olacağını öngörmüştüm, kendi imkânlarım dahilinde uyarmaya çalışmış, benim gördüğümü siz de görün istemiştim. Hiç tınmadınız ve bugün tablo ortada: Öküzler direniyor! Geçen yıl Latin Amerikalı devrimci angustan feyiz alan Türkiyeli öküzler, bu yıl E-5 karayolunu kapattı. Nitekim sokak öğretiyor! Öküze bile! Devamını Oku

Zebella

3 Kasım 2011 

ECE TEMELKURAN | 03 – 11 – 2011 | TÜRKİYE’nin üzerinde bir zebella dolaşıyor! Hegemonya zebellası! Devamını Oku

| Sayfa 1 Toplam 3 |123