‘11-M-Olayı’ Ya da; ‘Terör’ Avrupa’ya nasıl geldi?
10 Mart 2010
MURAT ÇAKIR | 10 – 03 – 2010 | İspanya genel seçimlerinden üç gün önce, 11 Mart 2004 sabahı dünya Madrit’te banliyö trenlerine yapılan bombalı saldırılarla sarsıldı. Ajanslar ilk üç bombanın Madrit’in merkez garı olan Atocha Garı’nda bekleyen 21431 nolu trende, sabah saat 7:37’de patlatıldığını, dört bombanın saat 7:39’da Calle de Téllez garına yaklaşan 17305 nolu trende ve üç ayrı bombanın da aynı saatlerde El pozo del Tio Raimundo istasyonundaki 21435 nolu tren ile Santa Eugenia istasyonundaki 21713 nolu trende patlatıldıklarını bildiriyordular. Devamını Oku
Oyun bitti yaşasın yeni oyun
9 Mart 2010
ECE TEMELKURAN | 09 – 03 – 2010 | Haldun Dormen, İstanbul’daki fuayelere pek benzemeyen Diyarbakır Belediyesi Tiyatrosu’nun salonunda kimseyle konuşamayacak kadar telaşlı, dolaşıyor. “Ama” diyor, “Daha konukların oturacağı yerler belli değil. Oyuna 10 dakika kaldı.” Devamını Oku
“Gelsin Koca, Gelsin Hoca, Gelsin Patron, İnadına İsyan, İnadına Özgürlük!”[*]
9 Mart 2010
SİBEL ÖZBUDUN | 09 – 03 – 2010 |
“Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri
Susardın ve kar yağardı.”[1]
Yanılmıyorsam 1999 yılıydı. Seçim çalışması için Çorum’daydık. Kadınlarla söyleşmek üzere Milönü’nde bir eve çağırmışlardı beni. Devamını Oku
Tek-El(’Den Kalan)…[*]
9 Mart 2010
TEMEL DEMİRER | 09 – 03 – 2010 |
“Her çocuğun kalbinde
kendinden daha büyük bir çocuk vardır.”[1]
Tarih kitaplarına, sayfalarına kayıt düşen bir direnişin “son(suzluğ)una” doğru ilerliyoruz; ben bu yazıyı kaleme alırken; Kasımpaşa eşrafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Tek-el işçilerine verdiği yıkım, saldırı “randevusuna” iki, bilemediniz üç kaldı… Devamını Oku
Açılım Politikası ve Sivil Darbe Anlayışı
7 Mart 2010
İSMAİL BEŞİKÇİ | 07 – 03 – 2010 | Hükümetin açılım politikasında bazı sorunlar yaşadığı anlaşılmaktadır. Askeri ve sivil bürokrasinin, yargının, üniversitenin değişime direnç gösterdiği, değişimi engellediği görülmektedir. Ordunun yanında yargı ve üniversite, toplumsal ve siyasal değişimi, demokratikleşmeyi engellemeye çalışan kurumlar olarak belirmektedir. Devamını Oku
Kürtler ve Çekirdek Avrupa’nın gerçek yüzü
6 Mart 2010
MURAT ÇAKIR | 06 – 03 – 2010 | Belçika polisinin Perşembe sabahı ROJ TV ve KNK başta olmak üzere Belçika’daki Kürt kurumları ve şahıslarına karşı gerçekleştirdiği operasyon, açık bir hukuksuzluk olmasının yanı sıra bir dizi soruyu da beraberinde getirmekte. Devamını Oku
Yara Almaya Devam Eden AB Gemisi ve İflaslar
6 Mart 2010
YUSUF KÖSE | 06 – 03 – 2010 | Genel anlamda AB ülkeleri, özelde ise Almanya ve Fransa için, geniş anlamda AB, dar anlamda ise Avro bolgesinde (Euro Zone) bir ülkenin iflasa sürüklenmesi, ekonomik ve siyasal anlamda büyük bir prestij kayıbı demektir. Devamını Oku
Lenin – 2
1 Mart 2010
YENER ORKUNOĞLU | 03 – 01 – 2010 |
NARODNİZM
Bir dönem Rus entelektüelleri arasında en yaygın teori Narodnizm (halkçılık) teori idi. Rusya‘da Marksist teorinin güçlenebilmesi için Narodnik teoriye karşı ideolojik mücadele gerekliydi. Lenin’in ilk dönemdeki baş sorunsalı şu idi: Narodnik teoriye karşı kararlı bir teorik- ideolojik mücadele yürüterek Marksist teoriyi güçlendirmek ve yaymak. Narodnik teoriye karşı Lenin’in nasıl bir mücadele verdiğini ele almadan önce Narodnizmin teorik temelleri ve Narodnizmin geçirdiği teorik evrime kısaca değinmek gerekir. Devamını Oku
Devrim çocuklarını yer, ya karşıdevrim?
28 Şubat 2010
SELİM M. IŞIK | 28 – 02 – 2010 | “Azımsanamayacak kadar ölmüşüm/ Azımsanamayacak denli ölüyüm… Geliyorlar, bu evde doğan yeni bir ölümü görmeye; koşarak, düşe kalka yuvarlanarak, sürünerek… Nasıl olursa olsun; görmek için bu eski dostlarının yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kıvılcımlarını geliyorlar. Ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıktan sonra seviniyorlar canlıyız diye.” Devamını Oku
Size Sofralar Bize İse Hep Yasaklar
27 Şubat 2010
FERHAT TUNÇ | 27 – 02 – 2010 | 3 Mart, “Müzik Özgürlüğü Günü” olarak dünyanın birçok ülkesinde çeşitli konser ve etkinliklerle kutlanıyor. Bu etkinliklerde dünyanın dikta rejimlerinde yaşayan ve muhalif kimliklerinden ötürü baskı ve sansüre uğrayan sanatçılar konuk edilerek, yaşadıkları baskıların dünya medyasında gündeme gelmesi ve bunun küresel bir sorun olarak algılanması sağlanıyor. Devamını Oku








