24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

Gazetecileri Hapsetmede Türkiye İlk Beşte!

4 Mayıs 2012 

PARIS | 04 – 05 – 2012 | RSF’nin raporunda göre, Türkiye, “en çok gazetecinin hapiste olduğu ülkeler” sıralamasında ilk beş ülke arasına girdi.  Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) verilerine göre, 2012′in ilk dört ayında 21 gazeteci, internet kullanıcısı ve yurttaş gazeteci öldürüldü, 161 gazeteci hapse atıldı. Devamını Oku

Basel`de 40. Yıl Sempozyumu

3 Mayıs 2012 

İSVİÇRE | 03 – 05 – 2012 | İsviçre Basel`de 29 Nisan tarihinde mücadelenin 40. Yılı vesilesiyle  “Güncel Siyasal Gelişmeler Işığında Cumhuriyetten Günümüze Devletin Niteliği, Kemalizm, Ulusal Sorun, Eylem Birlikleri ve Görevlerimiz“ başlıklı sempozyum gerçekleştirildi. Sınıf Teorisi ve Partizan tarafından örgütlenen sempozyuma Atılım ve Alınteri de panelist olarak katıldı. Devamını Oku

Viyana’da 40. Yıl Sempozyumu

3 Mayıs 2012 

AVUSTURYA |03 – 05 – 2012 | Proletarya Partisi’nin 40. kuruluş yılı kapsamında organize edilen ve Avrupa’nın bir çok ülkesinde gerçekleştirilen  ”Güncel Siyasal Gelişmeler ve Görevlerimiz” başlıklı sempozyumlar dizisinin biri de Viyanada  yapıldı. Partizan ve Sınıf Teorisi’nin ortaklaşa organize ettiği bu sempozyumlar zincirine Parizan temsilcisi, Teoride doğrultu temsilcisi, sınıf teorisi temsilcisi  katıldı. Devamını Oku

PARİS’TE 40.KURULUS YILI SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

2 Mayıs 2012 

PARIS | 02 – 05 – 2012 |Proletarya Partisi’nin 40. kuruluş yılı kapsamında organize edilen ve Avrupa’nın bir çok ülkesinde gerçekleştirilen ”Güncel Siyasal Gelişmeler ve Görevlerimiz” başlıklı sempozyumlar dizisinin bir parçası da Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirildi. Partizan ve Sınıf Teorisi’nin ortaklaşa organize ettiği bu sempozyumlar zincirine Alınteri ve Atılım temsilcileri de bir çok yerde olduğu gibi konusmacı olarak katıldı.
Sempozyum üç bölüm halinde gerçekleştirildi. Birinci bölümde konusmacılar yirmişer dakikalık bir süre içerisinde sunumlarını yaptılar ve ardından sempozyuma katılan kurum ve kişilere söz hakkı verildi. İzleyicilerden sonra tekrar sempozyumda konusmacı olarak yer alanlar söz alarak hem sorulan sorulara hem de eksik bıraktıklarını düşündükleri noktalara değindikleri konusmalarını yaptılar.
Sempozyumdaki konuşmacılardan Partizan temsilcisi Proletarya Partisi’nin kırkıncı yılını kutlayarak ve katılanları Proletarya Partisi adına selamlayarak konuşmasına başladı. Partizan temsilcisi konuşmasında İbrahim Kaypakkaya’nın aynı zamanda sistemden ve sistemden şu veya bu biçimde etkilenen sistem karşıtlarından da köklü bir kopuşun adı olduğu ve İbrahim’i diğer devrimci önderlerden ayıran en önemli noktanın onun Marksist köklere yaslanarak nesnelliği doğru tanımlaması ve bu tanımlamalar üzerinden de somutu isçi sınıfı ve ezilenler lehine değiştirmenin yöntem ve araçlarını ortaya koyması olduğunu söyledi.
Kendisinden önceki Atilim temsilcisinin özellikle Maoist hareketi dogmatizmle suçlayan yaklaşımına da bir yanıt içeren açıklamalarına devam eden Partizan temsilcisi ”eski”lere gitmenin, geçmişi ele almanın, köklere sıkı sıkı sarılmanın dogmatizm olmadığı ,köklerinden kopanların gelişme-değişim adına nerelere savrulduğunun ayan beyan ortada olduğunu ve devrimci hareketin kitlelerle buluşmasında ve kitlelere önderlik etme noktasında sıkıntılarının aşılmadığı durumlarda da oluşan basıncın etkisi altında kalan ve sağlam zemine oturmayan anlayışların sistemin kucağına yuvarlanmaya devam edeceğini belirtti. 71 çıkışını yapanların da dayandığı bir mirası olduğunu ve onlarında köklerine sarıldıklarını belirtti. “Marksizm’le kurulan doğru ilişki duruşumuzunda teminatıdır” diyen temsilci , İbrahim’in geçmişi doğru değerlendirmesinin, Marksizm Leninizm Maoizm’le kurdugu doğru ilişkinin TKP/ML’yi ortaya çıkardığını vurguladı.
Faşist diktatörlüğün Osmanlı’nın yeni koşullara uyarlanmış bir devamı olduğu, komprador burjuvazi ve büyük toprak ağaları ile İttihat ve Terakki ’nin askeri ve sivil kadrolarının etkin olduğu Faşist Diktatörlük olarak şekillendirildiğine vurgu yaptı. Faşist diktatörlüğün yeniden organize edildiği dönemden günümüze emperyalizmin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ve bugün egemen sınıflar içerisinde yaşanan gelişmelerin de yine emperyalizmin yeni dönemdeki ihtiyaçlarına uygun hem ideolojik hem de yönetsel düzeyde yeni bir konsept oluşturma operasyonu olduğunu belirtti.
Ülkemizde Kürt Ulusal Sorunu’nun bizim istek ve niyetlerimizden bağımsız olarak bütün gelişmelerin odağında olduğunu, bunu görmemenin nesnelliği inkar etmek olduğunu, kendilerinin Kürt Ulusu’nun demokratik taleplerini desteklediğini bunun kendini inkar etmek değil aksine proletaryanın nesnellik karşısında sorumlu ve zorunlu duruşunun somutlanması olduğunu belirtti. Ayrıca bir izleyicinin “Kürdistan’da HDK’dan daha ileri bir birliktelik zemini var mi?” biçimindeki sorusuna yanıt olması bağlamında kendileri açısından temel mücadele alanı olarak belirledikleri kırsal alanda hem de kanlarını birbirlerine karıştırarak birliktelikler gerçeklestirdiklerini belirtti.
Partizan temsilcisi bu ve benzeri etkinliklerin devrimci hareketin tum farklılıklarına ragmen birlikte hareket etmelerinin gelistirilmesine hizmet eden etkinlikler olarak ele alinmasi gerektigi, bu tür etkinlikler devrimcilerin ortak hareketinin gelismesine hizmet ettigi oranda bir anlami olacagini ve kendilerinin bu tür etkinlikleri bu perspektifle ele aldiklarini söyleyerek konusmasini sonlandirdi.
Sinif Teorisi temsilcisi TC devletinin emperyalizmin ihtiyaçlari dogrultusunda sekillendirildigini ’ basindan itibaren fasist bir nitelikte olan TC’nin bu günkü durumuna da bu perspektifle bakilmasi gerektigini ifade etti. UKH’nin ve Komintern’in, TKP’nin ve bir bütün olarak devrimci hareketin Kemalizm ve Kemalist devlet noktasindaki belirleme ve yaklasimlarinin yanlis oldugunu , Kaypakkaya’nin bu konudaki görüslerinin tüm bu yaklasim sahiplerinden daha ileri bir noktada oldugunu belirtti. Ayrica devrimci teori olmadan devrimci pratigin olmayacagina isaret eden temsilci, Kaypakkaya’nin metodolojisinin önemine de vurgu yaparak Kaypakkayanin ayni zamanda Avrupa Merkezciliktende bir kopus oldugunu belirtti.
Sosyalizm sorunlarina da deginen temsilci devlet meselesini ele alirken ve sosyalizme iliskin tanimlamalar yaparken geleneksel tek partili sosyalizmler yerine çok partili sosyalizmi benimsediklerini, proletarya diktatorlugu adi altinda parti diktatorluklerinin yasandigini ,daimi komite gibi merkezde surekli belli ve degismez gibi duran merkez komite anlayisinida dogru görmediklerini , BPKD’ sürecinde revizyonistlere kukuleta giydirilerek sokakta gezdirilmesinin yanlisligindan hareketle BPKD’ninde incelenmesi ve dersler çikarilmasinin önemini vurguladi. Eylem birlikleri konusundaki görüslerine de yer vererek nasil bir eylem birligi sorusuna da cevap vererek, enternasyonal komünist hareketin tekrar ayaklari üzerine dikilmesi için attiklari adimlar hakkinda verdigi bilgilerle konusmasini bitirdi.
Atilim temsilcisi konusmasinin neredeyse bütününü Kürt ulusal sorunu merkezli gerçeklestirdi. Iki ülke gerçekliginden bahseden temsilci kürt ulusal meselesiyle ve kürt ulusal hareketiyle iliskilerde en dogru yerde duran hareket olduklarini ve ülkemizdeki somut gelismelerden bahsedeceksek öncelikli olarak kürt meselesinden , bu sorundan bahsetmek gerektigi, HDK noktasinda maoistler basta olmak üzere birçok devrimci yapinin bu noktada sorunlu oldugunu belirtti.Yine Ibrahim’in genç yasina ragmen ileri görusler ortaya koydugunu ama ayni zamanda eksiklikleride barindirdigini ve maoistlerin kendilerini asamadiklarini ve dogmatik bir durus sergilerdiklerini ifade etti.Eylem birliklerinin onemi ve gerekliligine deginerek konusmasini sonlandirdi.
Alinteri temsilcisi ise Türkiye’yi orta duzeyde kapitalist bir devlet olarak degerlendirdiklerini ve yer yer sermaye ihraç eden bölgesel bir güç durumunda oldugunu fakat diger ulkelerle iliskilerinin ise ancak emperyalistlerin izin vermeleri dahilinde olabildigini ifade etti.ülkede birçok eylem birligi platformlarin oldugunu isçi sinifinin sorunlarina ve taleplerine yönelik olusan platformlarin görülmedigine isaret ederek, kürt dostu olmanin kistasi olarak Halklarin Demokratik Kongresine katilip katilmamanin ileri sürülmemesi gerektigini belirterek, HDK’da emege dair, isçi sinifinin sorunlarina dair ne oldugunu sordu. Dusuncelerini ülkenin ekonomik gelisim evreleri uzerine oturtan temsilci Kaypakkaya’nin ardillarinin belli kaliplarin disina çikamadiklarini ifade ederek kendilerinin de eylem birlikleri noktasinda daha ileri adimlar atilmasi noktasinda benzer düsündüklerini ifade ederek konusmasini sonlandirdi.

ATİK’ten 1 mayıs Etkinlikleri! (Yenilendi)

1 Mayıs 2012 

AVRUPA | 01 – 05 – 2012 | Dünya emekçilerinin dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, Avrupa`nın birçok kentinde coşkuyla kutlandı. Özellikle de kapitalist sistemin emekçi halklara dayattığı borç ve kriz çıkmazına karşı tepkilerini dile getiren kitlelerin, Türkiye`de ve dünyanın her yerinde olduğu gibi Avrupa` da da geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun ve canlı bir katılım sağladığı dikkat çekti. ATİK taraftarları da birçok ülke ve şehirde bu kitlesel eylemlerde yer alarak göçmen işçi ve emekçileri mücadele saflarına davet etti. Devamını Oku

Belçika` da Ermeni soykırımıyla ilgili panel yapıldı

30 Nisan 2012 

LİEGE | 30 – 04 – 2012 | Avrupa Türkiyeli İşçilerKonfederasyonu (ATİK) ve Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-KON) temsilcilerinin katıldığı Ermeni soykırımını tarih yargılıyor panel etkinliği Belçika’nın Liege şehrinde 29 Nisan Pazar günü gerçekleştirildi
Karl Marks kültür salonunda saat 16’da düzenlenen panelde katledilen ermenilerin anısına yapılan saygı duruşu ile başlandı,ermeni soykırımını ve Hırank Dink’i konu alan bir belgelesel film gösterimi yapıldı.
Panele konuşmacı olarak katılan ATİK temsilcisi yaptığı sunumda , Osmanlı İmparatorluğu döneminden ermenilerin soykırıma uğradığı 1915 tarihine kadar ki süreçteki ekonomik,sosyal ve siyasal konumlarını anlattı.Tarihsel süreç içinde ermeni örgütlenmeleri ve direnişlerini de aktaran konuşmacı devamında ‘’Osmanlı Devleti’nin 1915′te “Ermeni tehciri” olarak kayıtlara geçen soykırım politikası ve pratiği ileErmeni ulusal direnişini bastırmak istedi. Türk devleti günümüzde de kürtlere ve alevilere yönelik baskı ve katliamlarla devam ediyor.Bügün acil olan kürtlere yönelik soykırım ve inkar politikalarına karşı Sosyalistler,devrimciler ve insan hakları savunucuları olarak mücadele atmektir.Tairhten dersler çıkararak yeni katlimları engelleyebiliriz ve tarihle yüzleşmeyi sağlıyarak Ermeni halkının tarihsel acılarını hafifletebiliriz’’ dedi.
AvEG-KON temsilcisi yaptığı konuşmada ,Ermeni soykırımını inkar eden ve osmanlı dönemini savunan Türk devletinin sivil faşizmle soykırım ve katliam politikalarına devam ettiğini söyleyerek’’ ,Zilan,Dersim,Çorum,Maraş,Gazi,Sivas ve Roboski katliamları tarihteki diğer katliamlarıdır’’.Ayrıca Kürt halkının özgürlük mücadelesinin yanında olmanın önemine vurgu yaptı.
Panelin soru cevap kısmında canlı tartışmalar yapıldı,katılımcılar düşüncelerini aktararak , görüşlerini ifade ettiler.

Londra Tohum Kültür Merkezi 13. Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

30 Nisan 2012 

LONDRA| 30 – 04 -2012|  1997 yılından bu yana İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyetlerini sürdüren Londra Tohum Kültür Merkezi , 29 Nisan 2012 tarihinde 13. genel Kurulunu gerçekleştirdi.
Kürdistan’lı ve Türkiye’li göçmen emekçilerin sorunları ve kültürel gereksinimleri üzerine faaliyet gösteren Tohum Kültür Merkezi aynı zamanda İngiltere’de yaşanan sorunlara karşıda mücadele veriyor. Hali hazırda Londra’da kurulan “Gençlik Gelecektir” platformu içerisinde çeteleşmeye karşı mücadele eden Tohum Kültür Merkezi ayrıca Folklor,Tiyatro gibi kurslarda düzenliyor… Devamını Oku

Hannover’de 1 Mayıs Etkinliği

29 Nisan 2012 

HANNOVER | 29 – 04 -2012 | 28.04.2012 Cuma günü Hannover KGF derneğinde 1 Mayıs eğlencesi yapıldı. MLPD ile birlikte düzenlenen etkinlik saat 18:00’de başladı. İlk sözü alan MLPD temsilcisinin konuşmasından sonra ATİK temsilcisi kanlı 1 Mayıs’ı anlattı ve 1 Mayıs 1977 konulu bir belgesel izlenildi. Belgeselden sonra da yemek yenilerek hoş bir havada sohbet edilmeye devam edildi. 

Deniz K. İçin Eylemlikler Devam Ediyor

29 Nisan 2012 

NÜRNBERG | 29 – 04 – 2012 | Almanya´nin Nürnberg kentinde 27 Nisan Cuma günü Nürnberg Başsavcılığı önünde Deniz K. ile Dayanışma Komitesinin çağrısıyla 150 antifaşist, devrimci ve demokrat toplandı. Mitingin ardından 21 Nisan´dan itibaren tutuklu olan Deniz K.´nin kaldığı cezaevinin önüne kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşte Deniz K. ile Dayanışma Komitesi, Nürnberg Antifaşist Birliği, AGIF gibi kurumlar adına konuşmalar yapıldı. Cezaevi önünde yapılan mitingde Deniz´in annesin yolladığı mesaj okundu ve kitle tarafından alkışlanarak karşılandı. Yürüyüş boyunca Almanca „Bir Mayıs’a kadar Deniz özgür olsun“, „Politik Tutsaklara özgürlük“ „Yasasın Enternasyonal Dayanışma“, „Faşizme karsı omuz omuza“ gibi sloganlar atıldı. Yürüyüşte Young Struggle (YS) gençlik örgütü ve Deniz K. ile Dayanışma komitesi adına pankartlar taşındı. Yürüyüşe Nürnberg ve Fürth´de faaliyet yürüten otonom ve antifaşist gruplar, AGIF, MLPD ve Sol parti´de bayrakları ile katılarak destek sundular. Cezaevinde bulunan tutsakların sloganlar ile karşılık vermesi dikkat çekti. Devamını Oku

İspanya sınırlarını kontrol etmeye başladı

28 Nisan 2012 

İSPANYA | 28 – 04 – 2012 | Önümüzdeki hafta Barcelona’da düzenlenecek olan Avrupa Merkezi Bankası konferansı nedeniyle İspanya geçici olarak sınır kotrollerine başladı. Hükümet bunun yanında Barcelona’da şiddetli protestoları önlemek için diğer şehirlerden 2000 ekstra polis takviye etti. Devamını Oku

| Sayfa 4 Toplam 142 |12345678...203040...Son »