24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 1 oy, ortalama: 4,00)
120 okuma

Büyüklerimiz buyurdu; “Mehmet Özer terörist şair!”  

16 Şubat 2012 | 14:07 

 TÜRKİYE | 16 – 02 – 2012 | “…

Nerde beklenirse ordaydılar
bir kez bile gecikmediler ömür boyu

Neydi onları ordan oraya
savurup duran şey

Onları daima yalnız kılan
neydi bu yaşam denilen gürültüde…”

Ne güzelde söylemiş şair. Sanki Mehmet ÖZER’i anlatmış Soluk Soluğa şiirinin bu satırlarıyla  sevgili Ahmet TELLİ…

O, hep beklenildiği yerdeydi

“Bıçak kemikte, heyecan yürekte ve çanta sırtta”dır her zaman Mehmet ÖZER için. O’nun her an beklenildiği bir yer, ihtiyaç duyulduğu bir etkinlik, öfkesi kabarmaya hazır bir kitle, yüreğinde hüzünler taşıyan bir insan topluluğu vardı. “muhterem, bu güzelim şiirleri bağırarak okumak zorunda mısın?” diye çoğu kez kızsamda, bir gerçek vardı ki yaşama dair kareler onun deklanşöründen bir başka yansır, mitingler onun ajitatif konuşmalarıyla bir başka coşar, karşılamalar onun sözleriyle bir başka sıcak atmosfer oluştururdu.

O, AFSAD, Devrimci 78’liler Federasyonu, İHD, Aydın ve sanatçılar grubunun hamalıydı

Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD), Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi kurucusu, Devrimci 78’liler Federasyonu’na bağlı Ankara 78’liler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Aydın ve Sanatçı Girişimi içinde yeralan, iki gün önce gözaltına alınan bir güzel insandan bahsediyorum.

8 Mart öncesi gözaltına alınan KESK yöneticileriyle ilgili protesto eyleminde bulunamadı

Ankara’da aynı gün gözaltına alınan 15 KESK yöneticisi ve aktivisti kadınla birlikte eğer içeride olmasaydı, herkes gözaltına alınan kamu çalışanlarıyla dayanışma eylemlerinde Mehmet ÖZER’i yine beklenildiği yerde, protesto gösterilerinde görecekti.

AKP’nin saldırıları Mehmet Özer’le bitmedi sürüyor

Mehmet ÖZER şimdi İstanbul’da gözaltında. Ve bizler AKP iktidarının saldırılarının boy hedefi olan sayıları binlerle ifade edilen insan hakları savunucuları, BDP Miilletvekilleri, BDP yöneticileri, BDP belediye başkanları, sendika yöneticisi ve aktivistleri, özgür basın muhabirleri, gazeteciler, sanatçılar ve aydınların uğradığı akibetin bir benzerinin Mehmet ÖZER’le devam ettiğini kaygıyla izliyoruz. Her alınan muhalif insan için örgüt yaratmak ve isim bulmakta epeyce maharet kazanmış olanlar, eminiz ki Mehmet ÖZER içinde bir örgüt uyduracaklar ve 29 harfli Türkçe alfabeden birkaç harfi yanyana getirerek bu örgütün adını kamuoyuna açıklayacaklardır!!

İçişleri Bakanın Terörist şairliğini onayladı

Mehmet ÖZER’in gözaltına alınması onu tanıyanlarca, aydın ve sanatçı çevrelerinde çokta sürpriz karşılanmadı. Zira, İçişleri Bakanı İdris Naim ŞAHİN, “Terör örgütünün yürüttüğü çalışma sadece dağda, bayırda, şehirde, sokakta, arka sokaklarda haince pusu kurarak yaptığı saldırılardan ibaret değil. Bir başka ayağı daha var. (…) Resim yaparak, tuvale yansıtarak, şiir yazarak, şiire yansıtıyor…” sözleri hala unutulmuş değil. Demek ki Mehmet ÖZER şimdi egemenlerin gözünde, “terörist şair” oluyor!

Dostları onun için her akşam Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı önünde

Dün akşam Ankara Kızılay’da, İnsan Hakları Anıtı önünde Mehmet ÖZER’le dayanışma eylemi vardı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube, Devrimci 78’liler Federasyonu, Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Ankara Aydın Sanatçı Girişimi’nce orrganize edilen, saat: 18:00’de gerçekleşen basın açıklamasına pek çok kurumdan temsilcide katılarak dayanışmalarını yansıttılar.

Temel DEMİRER, O’nun fotoğrafına iyi bakın diyor

“AÇIK FAŞIZM!.. İNSAN AVI DEVAM EDİYOR!… HALKIN KARDEŞİ’Nİ, KAVGA ARKADAŞIMIZI DA ALDILAR. SUSMAYACAĞIZ!…” pankartının açıldığı, ellerde Mehmet ÖZER’in fotoğraflarının taşındığı eylemde kurumlar adına ortak açıklamayı Temel DEMİRER yaptı. Mehmet ÖZER’in elde taşınan fotoğraflarını işaret ederek, William WALLACE’nin, “Bu fotoğrafa iyi bakın! ‘Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz” sözleriyle konuşmasına başlayan DEMİRER konuşmasını şöyle sürdürdü.

“Öndeki vakur, kendinden sonuna kadar emin, ‘aldırmayan’ şahan bakışlı Celali Mehmet Özer’dir…

Arkasındaki, yüzünü şapkasının siperiyle gizleyen, göğsünde ve şapkasında TEM yazan kırçıl sakallı ise, Mehmet’i tutuklayan bir ‘Emniyet (sizlik)’ mensubudur…

Bu fotoğrafa iyi bakın…

Tutuklunun, suçlunun, yüzü kızarması gerekenin kim olduğunu çok net göreceksiniz…

Bu fotoğrafa iyi bakın…

Orada ‘Hararet nardadır, sacda değildir/ Keramet hırkada, tacda değildir/ Her ne ararsan kendinde ara,’ diyen Hacı Bektaş Veli’den feyz almış özgüveniyle Mehmet Özer’in kavgasına, sevdasına verilmiş eğilip, bükülmeyen kararlılığı göreceksiniz…

Bu öyle bir şeydir ki, ‘Kırılsa da kanadımız;/ asiye çıksa adımız;/ duyan duysun,/ bilen bilsin gülüm/ Böyledir bizim sevdamız,’ diye haykırır…”

Fotoğrafta görülen dik duruş ezilenlerin teslim alınmazlığıdır

“Bu fotoğrafa iyi bakın…

İki sınıfın bir birine taban tabana zıt ahlâkını göreceksiniz burada.

Onların ahlâkı, boyun eğmiş bir sürü içgüdüsüdür. Düşünmeyen, kurşun askerlere, robotlara özgüdür… Boynu eğiktir, yüzü gizlidir…

Ezenlerin ahlâk (sızlığ) ının, boynu eğiktir…

Oysa ezilenlerden yana saf bağlayan isyancıların ahlâkı, insan (lık) a karşı takındığı eşitlikçi, özgürlükçü tutarlılığı vakurluğuyla müsemmadır…

Evet isyancıların ahlâkı, ezilenlere karşı bilgelik ve militan bir sorumluluktur.

İş bu nedenle karşınızdaki fotoğrafta gördüğünüz, diklenen, dik duruş ezilenlerin ahlâkı, teslim alınamazlığıdır…

Hayır! Ahlâktan söz etmek yetmez; ancak fotoğraftaki üzere diyetini ödeyerek ahlâklı olunur.

El özet Mehmet Özer’in temsil ettiği ahlâk, eylemliliğiyle ve diyetini ödeyen insanî vicdanın ahlâkıdır.”

Hepimiz MEHMET ÖZERİZ

“Şimdi hepimizin bu fotoğraftaki keskin kesinliğe ihtiyacı vardır” diyerek konuşmasını sürdüren DEMİRER, olanaksız denileni mümkün kılmanın yolunun kararlı bir kesinlikten geçtiğini hatırlattı.

Aselsan direnişçileri de, Tekel işçileri de Mehmet ÖZER’i iyi hatırlayacaklardır

Kendisinin Mehmet ÖZER’in dostu olduğunu, herkesin dostu olduğunu belirten DEMİRER, bunun ötesinde O’nun, Tek-El işçilerinden Alevilere, Kürtlerden kadınlara, tüm ezilenlerin “Ama”sız / “Fakat”sız dostuydu, yoldaşıydı diye konuşmasını sürdürdü.

Diyetini göze alanlar için gün rüzgara karşı yürüme günüdür

“Gün rüzgâra karşı yürüme günüdür; ancak bunu yapanlar, diyetini göze alanlar insan sıfatına layık olabileceklerdir…” diyerek konuşmasına devam eden DEMİRER bu bölümde şunları söyledi.

“Tam da bunu yaparak, diyetini göze alanlar olarak; ‘Hayır’ sürdürülemez kapitalizmin ‘adalet (sizlik)’i karşısında ‘aman dilemiyoruz’; onun kocaman bir yalan ve aldatma olduğundan şüphe duymuyoruz…

Egemenlerin ‘adalet’ dediği şey, adaletsizliklerin en büyüğüdür artık…

‘Adalet (sizlik), kapitalist erdemsizliğin ellerinde iğdiş edilmiştir. Yani Mehmet Özer gibi adil insanlardan nefret etmektedir.

Hayır, Mehmet Özer’in, Ragıp Zarakolu’nun ellerini kelepçeleyen, Dilşat’ın kemiklerini kıran, ölüm tarlaları yaratan bir egemenlikte ‘adalet’ diye bir şey olamaz…

Artık yasalara değil, halkın vicdanına yaslanmalıyız. Çünkü ‘Yasa olmasa dahi vicdan vardır,’ der Publilius Syrus…”

Yargısız. adaletsiz kaba güç birgün mahkum olacak

Zorbalığa, tiranlığa geçit verilmeyeceğini, ahlâki ve beşeri tüm özelliklerini yitirmiş yargısız, adaletsiz kaba gücün, kendi ağırlığı altında çökmeye mahkûm olduğunu belirten DEMİRER, özgür insanların, polis devletinin zorbalığına, prangalarına evet demeyeceğini ve esaret zincirlerini parçalayacağını söyledi.

Zorbalık ne kadar örgütlü olursa olsun özgürlüğe boyun eğdiremez

Acımasız zorbalığın ne kadar örgütlü olursa olsun özgürlüğe boyun eğdiremeyeceğini, süngülerden bir taht kurması mümkün olan tiranlığın, o tahta uzun süre oturmasının tarihi örneklerinde kanıtladığı gibi mümkün olmadığını kaydeden DEMİRER, diktatörlüklerin yaratıcı düşünceyi, itirazı, dik duruşu yıkıcı eylemler olarak gördüklerini, aslında görülenin insanı var edip, insanı insan yapan, insanın mutlaka sahip olması gereken erdemlerin devrimci bir kavrayışını anımsattığını öğrettiğini vurguladı.

“Devrimci düşünce, davranış ve inanca diz çöktüremezsiniz; çöktüremeyeceksiniz de” diyerek egemenlere bir hatırlatmada bulunan DEMİRER, Mehmet Özer’den Ragıp Zarakolu’ya ve hâlâ dimdik ayakta duran Dilşat’a uzanan insanlık derslerinin bunu kanıtladığını söyledi.

Temel DEMİRER konuşmasını, “Öyleyse hep beraber; ‘BIÇAK KEMİKTE…’ diye haykıran Mehmet Özer’e Diyarbakırlı Tek-El işçilerinin verdiği ‘İSYAN’ yanıtını çoğullaştıralım…” diyerek bitirdi.

FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA – HEPİMİZ MEHMET ÖZERİZ” sloganları arasında devam eden Mehmet ÖZER’le dayanışma eylemi 18:35’te son buldu. 14 Şubat 2012

Yılmaz KIZILIRMAK

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

„Dikkat Gazeteci! Terörist Olabilir!”
Anonim Türkü: Bir İnsan Nasıl Terörist Olur?
‘Beşir Atalay buyurdu! Gazetemiz İşçi-Köylü toplatıldı!’
Mehmet Yeşiltepe Delil Dahi Sayılamayacak Gerekçelerle 283 Gündür Tutuklu!
Musa Anter Diyarbakır Ve Mardin`de Anıldı
Kutsiye Bozoklar vefat etti