24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Haber henüz oylanmadı)
102 okuma

Metal işçilerinin durumu Duisburg’ta tartışıldı  

9 Ocak 2012 | 10:29  | AHM-Serpil Doğan

DUİSBURG | 09 – 01 – 2012 |Duisburg da bulunan Thyssen Krup Fabrikası, Demir-Çelik Sanayii Bölümünde çalışan İşçilerin sorunlarıyla ilgili Duisburg Gençlik Kültür Dernegi´nde, Saat 17:00´de ATİF ve AGİF tarafından bir Panel gerçekleştirildi. Panele ATİF ve AGİF Temsilcileri yanı sıra Sendika Temsilcileri de katılım sagladı. Panele yaklasik 60 Kişi katılım sagladı.

Sol Parti Milletvekili ve aynı zamanda, sendikaci Kenan ilhan ilk sözü alarak, Demir-Çelik Sanayii Bölümünde yaşanan Toplu Sözleşme antlaşması gibi sorunlara değindikten sonra 75.000 Demir-Çelik sanayii Çalışanının yani sıra 3 Milyon Çalışan da bu 75.000 İnsana bağlı çalıştıgını ve bütün bu insanların yaşamlarının Demir-Çelik Sanayii Bölümüne bağlı olduğuna vurgu yaptı.
ATİF ve AGİF adına konuşan Şengül Boran ise “Ekonomik Krizin İşçi ve Emekçiler üzerinde etkisi” başlığı altında bir sunum gerçekleştirdi.
Sunumunda 2007`de başlayan Mali Krizin 2008`de Uluslararası bir boyut aldığını ve Konut spekülasyonlarının yalnızca birkaç Ülke ile sınırlı kaldığının altını çizdi. 2008`in 2. yarısında Enternasyonelleşen Kriz, „2008`in 2. yarısından sonra Kapitalizmin aşırı üretim Krizine dönüşmüştür“ diyen Şengül Boran Krizin faturasının İşçi ve Emekçilere kesildiğini belirtti. Kapitalistlerin bu Krizden ancak İşçi ve Emekçilerin haklarını gasp ederek kurtarmayı planladıklarını anlattıktan sonra, bazı Avrupa Ülkeleri ile ilgili IMO verilerini şöyle sıraladı:
Duisburg Şehri Sanayii´nin en yüksek oldugu bölge olmasına ragmen, Almanya çapında işsizliğin de en yoğun yaşandığı Bölgelerden birisidir. Avrupa genelinde ise, 2008´den bu yana işsizlik 20 Milyon´a ulaşmıştır. 2012 Yılında ise “G 20″ Ülkelerinde 40 Milyon´a ulaşması beklenmektedir. 2008`de Hollanda da işsizlik 3,8% iken 2011de 5,8% e ulaşmıstır. Ingiltere´de 2008 Yılından 2011`e  10% ila 14% arası çoğalan işsizlik Belçika´da ise 8,2% ila 9% arasında artmıştır. Ayrıca Belçika´da bulunan Philips Firması 4.500 işçiyi işten çıkarmıştır. İspanya´da işsizlik 21% artarken bunun içinde Gençlik 45% lik gibi çarpıcı bir oranla yer almaktadır. Portekiz 12% ile sırada bulunurken Yunanistan ise 110 Milyarlık Kredi Borcu ile ülke iflasın eşiğine gelmiş durumdadır.
Avrupa genelinde 2 Milyardan fazla insan yoksulluk sınırı altında yaşarken Almanya´da ise işsizlik sayılarını çartırmak için  İnsanlar saat ücreti 1 Euroluk işlerde çalıştırılmaktadır. 4oo Euro´luk Mini Job´larda çalıştırılan İnsanların sayısıda oldukca yüksektir. 2,68 Milyon İnsan ise “Hartz 4″ sınırı yani 400 Euro´nun altında bir gelirle geçimlerini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bunların yanı sıra Almanya´da korkunç bir hızla büyüyen Özelleştirme, Taşeronlaştırma da yine İşçi ve Emekçilerin aleyhinedir. Kamu ve Saglık Sektöründe kısıtlamalar, Emeklilik Yasının yükseltilmesi, Ev kiralarının artması, Yaşlı  Bakımı bölümündeki kısıtlamalarda Krizin günümüzdeki etkilerinin sadece bazılarıdır.
Bütün bu haksızlıklara karsı Yunanistan, İtalya gibi ülkelerde Grevler yapıp sokaklara akın eden işçilerin aksine Almanya´da ise Psikolojik sorunlar boy göstermektedir. Depresyon 48% lere varırken Kadına yönelik şiddet artmıştır. Ekonomik Kriz süresince 3.000 Kadın, Kadın sıgınma evlerine sığınmıştır. Avrupa´daki Sendikal gericiliğe ragmen 15 Ekim´de kendi hakları için sokağa çıkan emekçiler örgütlü öz güçlerini geliştireceklerdir diyerek sözlerini bitiren Şengül Boran´ın ardından söz hakkı alan IG Metal Temsilcisi Markus Stockert yine Demir-Çelik Sanayii ile ilgili bilgilendirme yaparken genel durumada değinmiştir.

Demir-Çelik Sanayii Bölümünde 3 yıldan beri 75% lik Ekonomik düşüş yaşanmaktadır. Enternasyonal alanda Kriz yönlendirme çalismaları yapan Kapitalistlerin bütün planları alt üst olmuş birçok Bankada iflaslar meydana gelmiştir. Bir çok ülkeyi önümüzdeki yıllarda iflaslar beklemektedir. Kapitalist ülkelerin elinde bulunan Kapitale rağmen yatırım yapacak alanlar mevcut degildir. Konjöktür paketleri ise yaramamıştır. Thyssen Krupp açısından sorun borçlanmak degil, piyasada rakiplerin çokluğudur sorun budur! Thyssen Krupp üretimde, kullandığı üretim araçlarında hep aktüel kalabilmeli ve hızlı hızlı olmalıdır. Brezilya, Türkiye,
Hindistan gibi ülkelere Demir-Çelik Sanayii Fabrikaları yapılmakta ve bu ülklerde ucuz iş güçleri sayesinde daha hızlı ve ucuza üretim yapılmaktadır. Thyssen Krupp içinde ve genelde de gerek emekçiler tarafından gerekse belirli kesimler tarafından Kapitalizmin krizi tartışılmaktadır bu durum insanların bir Alternatif arayışı içinde olduklarını göstermektedir. IG-Metall içinde örgütlü olan işçilerin sayısı, Demir-Çelik Sanayii çalışanlarının 80% nini bulmaktadır, çünkü bu çalışanlar birçok hakkın sendika tarafından korundugunun bilincindedir. Örnegin Emeklilik yaşının 67 ye çıkarılmasına karşı çıkan, daha kısa iş saatleri için ugraş veren, Sendikalaşma izni için var olan IG-Metall sistemin Sendikasıdır ve Sendika içinde çalışma yürüten insanlar Sistemin çizdigi sınırlara uymak zorundadır, sendikadan Devrim beklememek, fakat sendikayı işçilerin aktifleşmesi, hak arayışını ögrenmeleri için bir alan olarak kullanmak gerekir. 80% Demir-Çelik Sanayii çalışanı IG-Metall de örgütlü olmalarına rağmen aktif çalısmada yer almaktadırlar IG-Metall`in görevi işçileri aktiflestirmektir diyerek sözlerini bitiren Markus Stockert kitlenin yogun ilgisini çekmiş ve adeta bütün sorulara cevap olmuştur.
Daha sonra söz hakkı alan Thyssen Krupun bir Firması olan Tailored Blanks İşçi temsilci Başkanı Deniz Erdogan Firma ile ilgili açıklamalar yaptı. Çin ve Alabama da Thyssenin Firmalarının olduğunu ve bu Firmaların ucuza iş yaptığını ve işten çıkarmaların arttığını söylerken iş yerlerinin Almanya´da kalmasi gerektiğini aksi takdirde Almanya´da işsizliğin artacagının altını çizdi. İşçiler kendi kaderini ancak kendileri belirleyebilir, Miting ve Grevlerde doğrudan maruz kalan işçiler katılmamalı tüm işçiler aktifleşmelidir diyerek sözlerine son verdi.
Son olarak ( Modern Köleler, Kiralık İşçiler ) Kitabının yazarı aynı zamanda kendisi de kiralık bir işçi olarak çalışmış olan Hüseyin Can söz hakkı aldı. Kendisi de Demir-Çelik Sanayii de çalışmış olan Hüseyin Can işçilerin muhattabını iyi tesbit etmek gerektiğini, bunların Thyssenin yöneticileri degil uluslararası tekeller olduğunu belirten Hüseyin Can Daimi işçiler ve kiralık işçiler arasında düzenli bir bağ olmadığını Daimi işçilerin bu bağı kurmak için sorumlu olduklarını kiralık işçilerin örgütlenmesinde Daimi işçilerin sorumluluğunun altını çizdi. Örğütlü işçilerle örğütsüz işçilerin bölünmesine karşı koyanların örgütlü işçiler olması gerektiğini vurgularken örgütlerin, örgütlü işçilerin kiralık işçiliğin yasaklanması için mücadele etmesi gerektiğini söyledi. 2008 yılında 50.00 kiralık işçi varken bugün bunun sayısı 1 Milyona ulaşmıştır. Karşı karşıya bulundugumuz güç uluslar arası Kapitalizm ve Demokrasinin yan yana olamayacaklarını belirten Can buna karşı tek çözüm örğütlü mücadele ve Sosyalizmden geçer diyerek sözlerine son verdi.

2 Bölümden oluşan Panel soru ve cevap bölümü ardından sona erdi.

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

1915 Soykırımı Bir Panelle Tartışıldı
Duisburg’ta ırkçı miting engellendi
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü Duisburgta kutlandı
Romanlar, ” Çingeneler” sorunu Duisbug‘da tartışıldı
Duisburg‘da Aile İçi Şiddet Tartışıldı
‘Yıkıntılarda Yeşeren Umut’ Hannover’de Gösterildi
Yıkıntılarda Yeşeren Umut Duisburg’ta da gösterildi
PANEL: Metal Sektöründe ki İşçi-Emekçilerin Sorunları (Duisburg)
Hollanda’da Yeni Kadın Program Taslağı Tartışıldı
Londra’da “Kadına Yönelik Şiddet” Tartışıldı