24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 1 oy, ortalama: 5,00)
78 okuma

Gerede Deri İşçileri Ayakta  

6 Ocak 2012 | 10:08 

BOLU | 06 – 01 – 2012 | Gerede Bolu’ya bağlı, Düzce’ye 1.5 saat, Bolu merkeze 45 dakika, Ankara’ya 1.5 saat uzaklıkta küçük bir şehir. Dericilik şehirdeki en belirgin sanayi. İşçiler her gün köylerinden deri fabrikalarına gitmekte ve oldukça kötü şartlarda çalışmaya mecbur kalmaktalar. Günde 14 saat, cumartesi de dahil, 30 TL günlük yevmiye ile hiçbir iş sağlığı ve güvenliği ilkesine uyulmadan çalışmaktalar. Ciddi bir işçi kitlesi ise sigortasızdır.

Gerede deri işçileri bu çalışma şartlarına artık isyan etmektedir. Sendikalı, kurallı, insanca şartlarda çalışmak istemektedir. Sendikayla beraber köylerde yapılan toplantılarda sendika kültürüne uzaklığı ama öfkeyi görmek mümkündür. İlçede sendikanın olmaması, şehrin muhafazakar yapısı, işçilerin genellikle bölge insanı olması ve patronlarla “tanıdık” olmaları sendikalaşmanın önünde engelken baskı, sömürü ve ağır çalışma şartları tüm bu engelleri silip süpürmektedir.

Gerede işçisi çok hızlı şekilde yol almaktadır, öfke ve tepki bilince dönüşmektedir. İlk toplantıların ardından sendikalaşma haberi alan patronların ev ev gezmesi, ikna çabası, kullanılan dini söylemler, ağlayan-duygulanan patronlar, verilen sözler, artan maaşlar birçok işçide bir beklenti oluştursa da öncü işçilerin işten atılması ve şartların devam edeceğinin kısa zamanda anlaşılması ile hareket alevlendi.

Haftabaşından bu yana iş bırakan, taleplerini dile getiren işçiler arasında belirlenen temsilcilerle işverenler görüşmeyi kabul etmişlerdir. İşverenler birçok talebi kabul etse sendikalaşmayı ısrarla reddetmektedir. İşçiler ise “şehirde deri iş kurulmasını” dile getirmektedir.

4 Ocak günü fabrikaları gezerek grev çağrısı yapan işçilere çağrı yapılan fabrikalardaki işçilerin katılımıyla 500′ü aşkın işçi bir araya gelmiş, bir süre kendi aralarında görüştükten sonra kente yürüme kararı almışlardır. Oy verdikleri belediye başkanının kendilerine sahip çıkmaması nedeniyle “başkan istifa” sloganları atılmakta, polisin durdurma çabaları, cop ve biber gazı işe yaramamaktadır. Komiserin “hepinizi tutuklarım” demesi üzerine işçiler “bizi tutuklayacaklarmış, haydi karakola yürüyoruz arkadaşlar” deyip yürüyüşe devam etmişlerdir. Polisin saldırısı sonucu kafa, kol ve bacaklarında morluklar olan, yaralanan işçiler olmuştur.

İşçilerin talepleri kurallı, insanca bir yaşam sürmektir. Sendikayla yeni tanışılması ve işverenlerin ve “önde gelen” insanların, kolluk kuvvetlerinin de yoğun müdahalesi devam etmektedir. “Haklısınız ama bu iş kendi içimizde kalsın, sendikalı olmayın, haklarınızı alacaksınız, sendikayla hareket ederseniz şehir dışından insanlar gelecek, olay çıkacak” gibi söylemlerle ve “işçi temsilcileri” imzasıyla oldukça muğlak ve akademik bir dille, işçilerden habersiz yazılan bir bildiri ile “uzlaşıldığı” iddialarıyla mücadele boğulmaya çalışılsa da ok yaydan çıktı artık.

Ağır baskı ve sömürü işçilerde ciddi bir tepkiyi biriktirmektedir. Gerede, Düzce gibi ucuz işgücü için buraya gelen sermaye bu bölgelerde sınıf çatışmalarının doğmasına da neden olmaktadır. Bu gelişimi durdurmak mümkün değildir, ancak ertelenebilir.

Deri işçileri ağır çalışma şartları nedeniyle tarihte olduğu gibi bugün de gelişen işçi hareketinin öns saflarında yer almaktadır. 1908, 1948, 1986-87, 19922de olduğu gibi günümüzde de işçi hareketinin yeni dalgasının gelişmesinde en ön sırada deri işçileri yerini almaktadır.

Bu mücadeleleri sahiplenelim, güçlendirelim…

Deri-İş Basın Birimi

 

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

Togo İşçileri 1 Mayıs’ta Alanlardaydı
Sağlık işçileri iş güvencesi ve zam istedi
Deri Iş Sendika Başkanı Musa Servi ile söyleşi
Maltepe İşçileri 25 Gündür Direniyor
Havayolu İşçileri Bakanı Anlaşmaya Zorluyor
Fransa’da kabin işçileri grevde
Deri İşçilerinin Dünya Emekçilerine Çağrısıdır!
Yunanistan Gene Ayakta
İzmir’den İstanbul’a sürgüne gelen Savranoğlu işçileri işe alınmadı!
“Suzan Zengin Deri İşçilerinin Mücadelesinde Yasayacak!”