“Mercek”: “Dersim Özrü” Ermeni Soykırımı ve Fransa-Türkiye Kapışması
27 Aralık 2011 | 00:59
MAHMUT ÖZKAN | 27 – 12 – 2011 | Geçtiğimiz günlerde Tayyip Erdoğan AKP grubunda yaptığı konuşmada Dersim 38 katliamına vurgu yaparak hem CHP’yi ve Kemal Kılıcdaroğlu`nu zora sokmak hemde gündemde olan birçok konuyu (Bedelli Askerlik; KCK ve Avukat tutuklamaları, Füze kalkanı vb.) tartışma gündeminden çıkarmak ve dikkatlerden kaçırmak için özür dilemek gerekiyorsa ben özür diliyorum şeklinde bir açıklama yaptı.
T.C. Başbakanı’nın ağzından teredüttlü ve titrek te olsa çıkan bu özür vurgusunun içtenlikle söylenmediğini, sahte ve şova yönelik olduğunu biliyoruz. Zaten pratiğide bunu kanıtlıyor. Dersim Katliamına ilişkin özür cümlesini kullanırken; Dersim’in ve bir çok Kürt coğrafyasının dağları bombalanıyor, kimyasal silah dahil hertürlü katliamcılık yapılıyor, KCK operasyonları adı altında Avukat-aydın-gazeteci ,siyasetçi olan muhalif Kürtler ve ilerici devrimciler hergün tutuklanarak zındanlara atılıyor.
CHP’nin Dersim kökenlıi Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ailesi de binlerce Dersimli gibi 38 Katlıaminda zararlar görmüş, acılar çekmiş olmasına rağmen;
Tayyip’in “Dersım özrü” ardından sarfettiği şu sözler traji-komiktir.. “Bu ne büyük talihsizliktir ki, bu ülkenın Başbakanı’nın zihin haritası, Ermeni Diasporası’nın zihin haritasıyla aynıdır. Öyle gözü dönmüş ki, bu Başbakan yakın zamanda bu millete Ermeni Soykırımı iddıalarını da dayatırsa şaşmayın” diyen Kılıçdaroglu…. ne acıdır ki yalana ve inkara dayalı resmi faşist ideolojiye zihni ve kişiliğiyle teslim olmuştur.
“Dersim Özrü” Tayyip Erdoğan AKP’sinin kabahatlerini ve katliamlarını kapatmaya yetmez.
Dünyanın herhangı bir ülkesinde Soykırıma yönelik tartışma başladığında Türk Devletini ve Türk hakim sınıflarını bir suçluluk telaşı alıyor ve bu durumu nasıl savuşturur ve ötelerim diye çırpınıyor, çırpındıkça daha çok batıyor. Öfke ve efelenme histerileri kabarıyor. “Dersim Özrü”nün ardından kısa bir süre sonra 1915 Ermenilere yönelik soykırıma ilişkin bakın Tayyip Erdoğan ne diyor; “Bir defa şunu baştan kesip atayım. Böyle bir soykırımı asla kabul etmiyoruz. Bu tamamen yalandır. İnsanları bunu ıspata davet ediyorum.” diyor
AKP’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi hep bir ağızdan İttihatçılar eliyle 1915’te yapılan Ermenilere-Süryanılere-Asurilere yönelik soykırımı inkar etmede birbirleriyle yarışıyor. Bütün ağzı laf yapan profösörleri, tarihçileri, siyasetçileri, araştırmacıları yok efendim 1915’te olanlar savaş halidir, soykırım tarifi 1948’de kabul edilmiştir, 1915’te yapılana soykırım denmez, 1.5 milyon değil, 300 bin civarı sayıdır, Tehcir vardır ama kıyım yoktur vs.. gibi suçluluklarını nasıl gizleybileceklerinin telaşıyla kanal kanal dolaitırılarak gerçeklerin üstü örtülmeye çalışılıyor, Türk halkına ve Dünya’ya yalan söylemeye devam ediyorlar.
Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948′de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve Ocak 1951′de yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, avukat Raphael Lemkin tarafından Simele katliamı, Holokost ve Ermeni Kırımına atfedilen soykırım terimini yasal olarak tanımlamaktadır. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler. Dünya`da sözleşmeyı şu ana dek onayan ülke sayısı 140′tır.
Bır kaç gündür Dünya kamuoyu Türkiye ile Fransa arasında 1915 Ermeni soykırımı üzerine yaşanan tartışmalara tanık olmaktadır. Askeri ıhaleleri ve yatırımları kapamayan, ekonomik çıkarları zarar gören Fransız Emperyalistleri,Ortadoğu’da özelliklede Suriye özgülünde TC’nin ABD’nin çıkarlarını öne çıkararak bekçilik ve tetikçilik yapmasına ve Suriye’de çıkarlarına zarar vermesine karşı, TC’yi en zayıf yerinden zora sokmak, aynı zamanda AB’de yalnızlaştırmak , frenlemek ve ayar vermek istemektedir. Ermeni soykırımını kendi çıkarları için kullanmaktadır.. Fransa Ulusal Meclisinde ( 570 kişilik parlementoda sadece 40 parlementerin katıldığı) yaşanan tartışmalar sonucunda 1915 Ermeni soykırımını inkar edenlere para ve de hapis cezasını öngören tasarı kabul edıilmiş , kanunlaşması ve onaylanması için Senato’ya gönderilmiştir.
Fransa Ulusal Meclisinin kararının ardından , Türk Hükümeti’nin, Fransa mallarını boykot ederiz, Fransa önce kendi geçmişine baksın, Cezayir’de yapılanlarıda biz dünyaya anlatırız gibi, kendi suçunu örtbas etmek için, seninde suçun var gibi, histerik, hastalıklı açıklamalar Gül, Tayyip, Çıçek başta olmak üzere her türlü yetkili ağızlarca yapılıyor. Türk medyasının büyük bölümünde şövenizm ve ırkçılık zehiri pompalanıyor.
Osmanlının devamcısı TC. ve Fransa’da dahil tüm emperyal-koloniyacı devletlerin ve imparatorlukların katliamları ve soykırım suçları güneşin altında tarihin belleklerinde duruyor. Bu insanlık suçlarını ışleyen bütün devletler, tarihlerıyle yüzleşmelidir. Çocuk-Kadın-Yaşlı gözetmeksizin katledilen ve sürgün edilen yüzbinlerce Ermeni’nin acısının bir nebzede olsa dindirilebilmesi için, Ermeni Soykırımı tüm dünya insanlığı tarafından kınanmalı ve mahkum edilmelidir.
AHM-ATİK Haber Merkezi



(Toplam 10 oy, ortalama: 4,60)









