ESAD’I KADDAFİ’NİN SONU MU BEKLİYOR?
15 Aralık 2011 | 11:37
ÇETİN ÇETİN | 15 – 12 – 2011 | Mart ayından bu yana Suriye’de muhalif güçlerin ayaklanmaları buna karşın da Esad’a bağlı silahlı güçlerin Hama ve Humus gibi şehirlerde ayaklanan halka karşı yaptıkları bastırma ve katliam girişimlerine tanık oluyoruz. Suriye’ye Arap baharı geç geldi veya uzun sürdü, sürüyor diyebiliriz. Halbuki Tunus, Mısır, Libya’da Arap baharı emperyalistlerin çaba ve destekleriyle çok daha kısa sürede tamamlanmıştı. Kendi ülkelerinin diktatörlerine karşı ayaklanan halkların direniş rüzgarıyla yelkenlerini şişiren emperyalistler bu ülkelerde alaşağı edilen diktatörlerin yerine Ortadoğu ülekeleri için örnek gösterdikleri ılımlı islam AKP modelini geçirmeye başladılar.
”Diktatörlerin sonu geldi, dünya değişiyor, artık demokrasi zamanı…” gibi iddialı ama içi boş olan söylemleri çokça duyar olduk. ABD emperyalistlerinin çıkarlarının sözcülüğünü yapan uzmkanlar, kanaat önderleri batının medyasında boy gösterdiler. Ülkemizde de ABD’ye yaranma yarışına giren uzmanlar(!) ve yazarların(!) tv ve köşelerinde yapmadıkları şaklabanlıklar kalmadı.
2000′li yılların başında BOP ile yola çıkan ABD emperyalistleri Ortadoğu’da diktatörlükler yıkılacak, sınırlar değişecek diye yola koyulmuşlardı. Emperyalistler NATO’yu da devreye sokarak Afganistan’a büyük bir saldırıyla girdiler. Irak işgal edildi. Irak bugün için sınırları kesin çizgilerle çizilmese de üç parçaya bölündü. Bugün açısından BOP hedefleri doğrultusunda Kuzey Afrika’dan Afganistan’a kadar ABD emperyalistlerinin planları doğrultusunda çekillendirmeler, hizaya getirmeler gerçeklesiyor.
Tunus’ta ılımlı islam iktidara yerleşti(!) Mısır’da ”Müslüman Kardeşler” örgütüiktidar için hazırlanıyor. Libya’da zaten askeri yoldan şeriatı savunan Libya Ulusal Konseyi iktidarı ele geçirdi.
BOP hedefleri doğrultusunda Kuzey Afrika’dan Afganistan’a kadar ABD emperyalistlerinin planları doğrultusunda şekillendirmeler ve hizaya getirmeler gerçekleşiyor. Sınırların değiştirilmesi, diktatörlerin yıkılması(!) son hızla gerçeklesiyor. ABD emperyalistlerinin hamleis Libya’dan sonra Suriye’ye dayandı.
Ortadoğu’nın bağrına bir bıçak gibi saplanan, ABD’nin Ortadoğu’daki ileri karakolu İsrail’in güvenliğini uzun süreli sağlanabilmesi için İran’ın devre dışı bırakılması planı BOP’nin en önemli ayağıdır. İran’ın iç karışıklıklarla çökertilmesi şimdilik zor görüldüğü için öncelikle çepeçevre sarılması ve etrafının temizlenmesi gerekiyor. Lübnan’daki Hizbullah, Filistin’deki Hamas’la ilişkinin kesilmesi gerekli. Bunun için de öncelikle köprü görevi gören Suriye’nin halledilmesi gerekiyor.
ABD emperyalistleri AB’li emperyalistlerle birlikte NATO’yu da devreye sokarak Libya’yı hallettikten sonra şimdi de Arap Birliği’ni ve Türkiye’yi devreye sokarak Suriye’yi halletmeyi deniyorlar. Bu plan çerçevesinde Arap Birliği devreye girdi. Kendi ülkelerinde demokrasi, insan hakları olmayan ülkeler Esad’a baskıl yaparak muhaliflerle görüşmesini, reformlar yapmasını istiyorlar.
Demokrasiden bahsedenler, Esad’ın halkına demokrasi uygulamasını isteyenler, Esad’ın halkına karşı demokrasi uygulamamakla suçlayanların ülkesinde acaba demokrasi var mı? Arap Birliği’nin başını çeken Katar, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan… gibi ülkelerde bir kez kadınlar insan olarak görülmüyor, hiçbir hakları yok. Peçeyle dolaşmak zorundalar, araba kullanmaları yasak… Kendi ülkelerinde demokrasinin D’si olmayanlar Suriye Devlet Başkanı Esad’a reformlar yapmadığı için yaptırım kararları alıyorlar, alabiliyorlar. İşte emperyalizme uşaklıkta gelinen son nokta.
Daha düne kadar Suriye Devlet Başkanı ile canciğer kuzu sarması olanlar, Suriye ile ortaklaşa bakanlar toplantısı gerçekleştirenler, sınırları açıp karşılıklı vizeyi kaldıranlar ABD’nin baskıları sonucu bir gecede 360°’lik bir dönüş sergilediler.
Suriye ordusundan kaçanları Antakya’da toplayarak eğitip silahlandırmaktan geri durmadılar. Özgür Suriye Ordusu adı altında Suriye’de silahlı eylemler düzenleyenlere burada barınma, eğitim sağlanıyor. Suriye’de silahlı eylemler gerçekleştiren Özgür Suriye Ordusu’nun eylemleri buradan organize ediliyor. Daha da ileri giderek söyleyecek olursak burada askeri eğitim görenlerin silahlı bir şekilde Suriye’ye girmelerine yardımcı olunuyor. 6 Aralık’ta Türkiye’den Suriye’ye girmeye çalışan silahlı bir grupla Suriye askerleri arasında çatışma çıktığı, çatışmada yaralananların Türk ordusuna ait araçlarla hastanelere taşındığı ileri sürüldü. Yine Libya’dan silahlı bir şekilde uçaklarla getirilen 600 kadar savaşçının -çopulcunun- Türkiye üzerinden Suriye’ye geçirildiği basında yer aldı.
Normal yaşamda bu olanlar bir komşunun diğerine yapmaması gerekenler. Ama tüm bunlar yetmemiş gibi Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu televizyonlarda her boy gösterdiğinde Suriye ve Esad’ı tehdit etmekten geri kalmamaktadır. Davutoğlu öyle bir noktaya geldi ki parlamentoda savaş kararı aldıran bir Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçmesine ramak kadar kaldı diyebiliriz.
Ok yaydan çıktı.
R.T.E. ve Davutoğlu Suriye ile ilgili politikada geri dönülmez bir yola girdiler. Bu terazinin bir kefesine Esad bir kefesine R.T.E. oturulmuş gibi birşey.
Eğer Esad muhaliflerin çıkardığı karışıklıklar, saldırılar sonucu düşerse(Libya’da harekete geçmede geç kaldığı için paylaşımdan istediği payı alamadığından dolayı Suriye konusunda herkesten önce ABD’nin çıkarları için aceleci davranan R.T.E.) bu durumdan kazançlı çıkacaktır.
Ama bir de madalyonun öbür yüzü var.
Eğer emperyalistlerin tüm desteğine rağmen muhaliflerin gücü Esad’ı alaşağı etmeye, iktidardan düşürmeye yetmezse ve Esad Suriye’nin başında kalmaya devam ederse bu durumda Türkiye zararlı çıkacaktır. Bunun da bedelini birileri ödemek zorunda kalacaktır.
Bu toz duman içerisinde olanlara başka bir pencereden bakabiliriz, bakmalıyız.
Bugün AKP iktidarının bu uşak, emperyalistlerin taşeronu politikasını bozacak, komşularıyla savaş oyununu bozacak yegane güç emekçi sınıflardadır. Onun örgütü ve öncü gücünde saklıdır.
Bu güç yaşama geçirildiğinde emperyalistlerin ve yerli uşakların politikaları yerle bir olacaktır.
AHM-ATİK Haber Merkezi




(Toplam 5 oy, ortalama: 3,60)









