1915 Ermeni-1938 Dersim Soykırımı
8 Aralık 2011 | 00:37 | AHM-Mehmet Tohumcu
EREN KESKİN | 08 – 12 – 2011 | Geçtiğimiz günlerde, Başbakan Erdoğan’ın “Dersim katliamı” için yaptığı özür konuşması çok tartışıldı.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, kendinden önce gelen İttihat -Terakki Cemiyetinin gerçekleştirdiği 1915 Ermeni Soykırımı nedeniyle özür dileyip ve bu özrün hukuki gerekçelerini yerine getirmedikçe, yapılan her “özür konuşması” yalan kalacaktır.
Biraz eskiye dönelim. Mustafa Kemal’in içinden geldiği, aynı siyasal görüşü paylaştığı ittihatçılarla olan iktidar kavgasını hatırlayalım.
Ve Erdoğan’ın yaptığı bu özür konuşmasının kesinlikle ittihatçı zihniyetle olan, iktidar kavgasının bir ürünü olduğunu düşünüyorum. Bu özür konuşması kesinlikle Erdoğan’ın gerçek zihniyetini oluşturmuyor.
Tayyip Erdoğan, İttihatçı-militarist zihniyetle aynı zihniyeti taşımaktadır. Kırmızı çizgilerin hepsinde uzlaşmışlardır.
İşte Erdoğan’ın 1915 Ermeni soykırımı ile ilgili söylediklerini bir kez daha hatırlayalım.
“Bir defa şunu baştan kesip atayım. Böyle bir soykırımı asla kabul etmiyoruz. Bu tamamen yalandır. İnsanları bunu ispata davet ediyorum.”
Bunlar birebir Erdoğan’ın görüşleridir. Aynı soykırımı gerçekleştirenler gibi… Ve yine aynı Türk Genelkurmayı gibi… Aralarında hiçbir fark yoktur.
Oysa bilirler mi ki, 1949 yılında soykırımı suç sayan tasarıyı hazırlarken, hukukçu Lemkin, Ermeni soykırımından etkilenerek bu tasarıyı hazırlamıştır. Yani esas olarak soykırım sözcüğünün ortaya çıkış nedenidir, Ermeni soykırımı!
Dersim soykırımı ve Kürt halkına yönelik diğer katliamlar, hep aynı zihniyetin devamıdır. Ermeni soykırımına karşı çıkmadan Dersim soykırımına karşı çıkılamaz.
Tayyip Erdoğan, aslında Dersim ile ilgili özür dilerken tamamen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu köşeye sıkıştırmayı hedeflemektedir.
Kılıçdaroğlu’nun ailesi de binlerce Dersimli gibi bu soykırımdan büyük zararlar görmüş, acılar çekmiştir.
Fakat ne yazıktır ki yalana ve inkara dayalı “resmi ideoloji” mağduru olan Kemal Kılıçdaoğlu’nu da teslim almıştır.
Erdoğan’ın “Dersim Özrü”nden sonra, Kılçdaroğlu’nun söylediği sözlere bakalım; “Bu ne büyük talihsizliktir ki, bu ülkenin başbakanının zihin haritası, Ermeni Diasporası’nın zihin haritasıyla aynıdır. Öyle gözü dönmüş ki, bu başbakan yakın zamanda bu millete Ermeni Soykırımı iddialarını da dayatırsa şaşmayın” Böyle diyor Kemal Kılıçdaroğlu…
Ne kadar acıklı ve ne kadar ironik bir durum…
Ermeni Soykırımı sırasında birçok Dersimli Kızılbaş Kürt aile, soykırım mağdurlarına yardım için çabalamıştır. Kimbilir belki de Kılıçdaroğlu’nun dedesi de onların arasındaydı…
Ve çok fazla geçmeden 1915’ten 23 yıl sonra aynı acı akıbeti kendileri de yaşadılar.
Soykırım yaşamış bir ulusun bir üyesinin gerek kendisine yönelik soykırımı gerekse Ermeni ulusunun maruz kaldığı soykırımı görmezden gelmesi ne kadar büyük bir talihsizlik!
Aslında, Kılıçdaroğlu örneğinde, çok açık bir gerçeğe şahit oluyoruz. “Yalan bir resmi ideolojinin kıskacında kalmış, kimlik bunalımı yaşamış insanlar!”
Keşke Kılıçdaroğlu, o çok eleştirdiği Ermeni Diasporası’ndan biraz birşeyler öğrenseydi!
AHM-ATİK Haber Merkezi













