24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 3 oy, ortalama: 5,00)
50 okuma

Savaşın kadın mağdurları…  

20 Kasım 2011 | 21:34 

EREN KESKİN | 20 – 11 – 2011 | Her mahkeme döneminde olduğu gibi Yargıtay kararı sonrasında da, N.Ç. davası kamuoyunu yakından ilgilendirdi.

Oysa o, “medya bombardımanı” dönemleri dışında, yani geçmişe dönmek zorunda olmadığı zamanlarda, mutlu ve umutlu bir genç kız. O, kendisini adeta bir “medya malzemesi” haline getirmek isteyen bazı kesimlerin aksine gerçekleri çok iyi biliyor.

Her şeyden önce, kendisinin de bir ‘savaş mağduru’ olduğunu biliyor!

N.Ç. olayı sadece ‘küçük yaştaki çocuğa cinsel saldırı’ olayı değildir. Tüm savaşlarda olduğu gibi bizzat devletin Kürdistan’da planlı ve programlı olarak uyguladığı bir ‘savaş yöntemidir!’

N.Ç. gibi yüzlerce belki binlerce çocuk, bu sektöre kurban edilmişlerdir.

N.Ç. aklı ve cesareti sayesinde, yaşadıklarının ağırlığı altında ezilmeyi, reddetmiştir. Ancak, onun aklına ve şansına sahip olamayan birçok çocuk veya genç kız büyük mağduriyetler yaşamaktadır.

N.Ç. olayının kamuoyuna Yargıtay kararı ile birlikte bir kez daha yansıması adeta bir ‘deprem’ etkisi yarattı. ‘Duyarlı kamuoyu’, her zaman olduğu gibi birkaç gün sürecek bir ‘infial’ yaşadı.

Oysa bu ‘duyarlı kamuoyu’ aynı bölgede birçok kadının yaşadığı şiddete sessiz ve ilgisiz kalmıştı.

İşte örnekler;

K.Ç. yıllar önce Mardin’de, gözaltında tutulduğu karakolda günlerce tecavüze maruz kaldı. Oğlu yaşındaki Kürt gençlerinin önünde çırılçıplak soyuldu. Kucaktan kucağa atıldı. Tecavüzcüler hakkında Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava yıllarca sürdü. Sonuçta tüm tecavüzcüler beraat ettiler. Dosya Yargıtay’da.

K.Ç. Türkiye’de yaşayamadı. Yurtdışına gitti. Ama geçmiş peşini bırakmadı. Halâ çok mutsuz ve umutsuz…

Ş.E. yine yıllar önce Mardin’de iki kez gözaltına alındı. Her iki gözaltı olayında da akıl almaz işkencelere maruz kaldı. Defalarca tecavüze uğradı. Yaşadıklarının ağırlığını taşımayarak yurtdışına gitti. Yıllarca, bu fiziksel ve duygusal yükü herkesten sakladı. Ancak 8 yıl sonra anlattı yaşadıklarını. Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde 440 asker hakkında dava açıldı. Sanıkların ‘can güvenlikleri’ gerekçesiyle, dava Çorum’a gönderildi. Yıllarca süren dava sonrasında tüm sanıklar beraat ettiler.

Ş.E. hala çok mutsuz ve umutsuz…

B.D. yıllar önce Silopi’de yakalandı. Jandarma karakolunda 66 gün boyunca işkence gördü. Defalarca tecavüze maruz kaldı. Yıllarca, ‘babasını üzmemek’ adına sustu. Sonunda dayanamadı. Tecavüzcüler hakkında suç duyurusunda bulundu. 7 yıldır dosya savcılığın tozlu raflarında sonuçlanmayı bekliyor.

B.D. halâ çok mutsuz ve umutsuz…

Evet, N.Ç, K.Ç, Ş.E ve B.D. hepsi ‘savaş mağduru’ kadınlar. Onların acıları ve umutsuzlukları kendilerini simgeleyen harflerin arkasında gizli.

Ve ne yazık ki duyarlı kamuoyu, onların iki harfin arkasına gizli olarak kalan acılarının, ‘savaş acıları’ olduğunu kabul etmeye hiç yanaşmıyor.

Ne yazık ki vicdanlar birkaç gün içinde temizlenmiyor.

‘Büyük temizlik’ için savaşa karşı çıkmak gerekiyor.

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

Aclık Grevine Destek Amaçlı Eylem Gerçekleştirildi
Innsbruck Belediye Seçimleri Mitingin de Faşist Parti FPÖ Protesto edildi.
İTİF 22. Kongresi Başarıyla Gerçekleşti
Umut ve Tolerans İçin -Irkcılıga ve Yabancı Düşmanlığına Karşı Newroz Kutlaması yapıldı
Londra’da Newroz Kutlaması
Sivas Davasında ’’Zaman Aşımı’’na Hannover’de Protesto!
F-Tipi Cezaevlerinde Uygulanan Tecrit ve İzolasyonu Parçala, Süresiz-Dönüşümlü Açlık Grevine Destek Ol!
8 Mart Hamburg’da Coşkuyla Kutlandı!
1915, 1938, 1955, 1978, 1980, 1993… “Bir Daha Asla!” Diyebilmek İçin[*]
Hrant’ı Katle(ler)den Soykırım(cılar)dır![1]