24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 6 oy, ortalama: 5,00)
199 okuma

Mercek: Wan Depremi-Şövenizm Zehiri – Ruhsal Kopuş ve Görevler  

15 Kasım 2011 | 00:22 

MAHMUT ÖZKAN | 15 – 11 – 2011 | Doğal afetler sonucu  dünyada milyonlarca insan hayatını kaybediyor. Doğal afetler önlenemeyebilir ama, doğal afetlere karşı daha ciddi önlemler alınabilir .

Aşırı kar ve üretim anarşinin, rekabetin, ucuz maliyetin; kalitenin değil, cilalama-şov ve reklama yönelmenin sistemi olan Kapitalist sistem herseyi hoyratça kullanıyor,dejenere ediyor. Doğayı tahrip ediyor,  emperyalist devletlerin yeni ürettikleri bombaları okyanusların altında denemeleri sonucu, Tsunamiler oluşuyor, doğada ki dengeler bozuluyor. Dogal afetlerin tetiklenmesine yol açıyor…

İnşaat sektöründe ucuz maliyet ve kar amaçlı yapılan binalar depremlere dayanıklı inşa edilmiyor. Deprem olduğunda can kayıpları fazla oluyor. Wan’da 7,2 lik deprem yüzlerce insanımızın hayatına ve binlercesinin yaralanmasına yol açti. Maddi hasarın boyutu ise henüz hesaplanmıs bile değil…

AKP ve Tayyip Erdoğan’ın, depremin ilk günü ‘Bakanlarla, milletvekillerimle yardıma koştuk” şovu, büyük medya ve TVlerin şovları-reklamları, duygu sömürüsü, yapılan iğrenç programları, Wan halkının yaralarını saramazdı. Depremden 2 hafta sonra yeni bir 5,6’lık sarsıntıyla 30 civarında yaşamın kaybedilmesi, tamamen bir devlet cinayetidir. “Hasar tespiti sonrası” ayakta kalmış binalarda ikamet edilebilir, bir daha bu şiddette deprem olmaz” açıklamasını yapan AKP hükümetinin bakanları ve sözcüleri son depremde hayatını kaybeden insanlarımızın sebebidir. Soğuk kış kosullarında Wan halkına kardeşlik elini uzatmak insanlık görevidir. Duyarlı tüm kesimlerin ve yüreğinde insan sevgisi olan tüm halkımızın çaba ve dayanışması devletin yoksayma ve ağırdan alma politikalarına karşı daha fazla büyütülmeli ve zor durumda olan Wan halkı sahiplenilmelidir.

İmhacı ve inkarcı politikaların uygulayıcılarının ve savaş çagrıları yaparak, Kürtlerin üzerine bombalar yağdırıp, kimyasal silahlarla insanlık dışı yöntemleri benimseyenlerin Wan’a yardimeli  ve kardeş eli uzatmayacağı aşikardır.

‘Büyük ülkeyiz!’ şişinmeleri, Dünyanin güçlü devletiyiz havaları atarak,dünyadan ve komşu ülkelerden gelen yardımları ve teklifleri ilk başta red eden AKP hükümeti, Kürt coğrafyasında kendisinden olmayan, kendisine oy vermeyen kürt kitlelerini cezalandırmak istedi. AKP’nin faşist valisinin tutumu ve dayanışma ağı yoluyla halktan toplanan yardımları halka adilane biçimde dağıtmayıp, aksine engellemesi, BDP li Belediye ile birlikte koordinasyonu red etmesi, Valinin ne kadar AKP  uşağı olduğunun kanıtıdır.

Depremin olduğu gün ATV ve Habertürk kanallarında adeta deprem felaketi sonrası sevinçlerini gizlemeyen, insan silüetli Plastikspikerler zehir kustu. Kusulan zehirler sadece o şahıslara ait değildir. Bu cürete ve pervassız açıklamalara zemin yaratan, yıllardır milliyetçi-şöven duyguları körükleyerek böyle bir iklim oluşmasının sorumluları, AKP ve Kemalist-Faşist milliyetçi partiler ve onların politikalarıdır.

Kürt ulusunun meşru demokratik hak arayışlarını ve eşit haklar temelinde mücadelesine karşı “açılım” yapma adı altında bu mücadeleyi saptırma, sulandırma ve imha etmenin yeni biçimlerini uygulama konusunda egemenler cephesinde oluşan son konsensus sonucu Türk milliyetçiliğinin artan dozda körüklenmesi, Kürt ulusuna mensup kesimlere karşı fiili saldırı ve sivil faşist güçlerin de kışkırtılarak  sokağa salınması şovenizm zehirinin daha fazla kusulacağının işaretlerini veriyor. Şövenizm ve Türk milliyetciliği körüklendikçe, bunun aksinin yani kürt milliyetciligininde giderek ivme kazanması kaçınılmaz olarak karşımıza çıkacaktır. Wan depreminde Kürt cografyasında yaşayan halka yeterince devlet olanaklarının sunulmuyor oluşu, Kürt kitlelerinin birlikte yaşama isteğini sarsıyor, güvensizliği büyütüyor ve giderek  ruhsal kopuşun mayalanmaya baslamasına yol aciyor. Bu duruma neden olan ve son günlerde Cemaatin ABD’de ikamet eden Lideri faşit Gülen Tarikatının  yaptığı açıklamalarda; Kürtlerin “Devletin yanında olmayanını ezin,evlerini başlarına yıkın, yaşamı onlara dar edin, 5 binde 50 binde olsa yok edin” fetvalarına, AKP-nin, islamcı-neo faşist katliamcı poltikalarına karşı Kürt-Türk ve çeşitli milliyetlerden halkımızın, omuz omuza birlikte mücadeleyle güçlü bir siyasal karşı koyuş için ayağa kalkması, insanlığı büyütmesi sevgiyi yeşertmesi, esitliği,kardesliği yaratması, açliğa, yokluğa ve yoksulluğa son vererek adil bölüşümü sağlaması ulusların barış içinde eşit ve kardeşçe yaşayacağı demokratik bir toplumu devrim yoluyla inşa etmesi ertelenemez  ana görev olarak duruyor. Bu görev mücadele içinde olan bütün yurtsever ilerici-devrimci, sosyalist aydın ve kişi ve örgütlerin birlikte mücadele hattı oluşturmasını da bir o kadar kaçınılmaz kılıyor.

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

İbrahim Kaypakkaya, ülkenin her tarafında anılıyor.
NRW Eyalet Seçimlerinde İşsizliğe, sosyal kısıtlamalara ve ayrımcılığa karşı Sol Parti’yi ( Die Linke) destekliyoruz!
1915′İN DENEK TAŞINDA TÜRK VE KÜRT SİYASETİ (2. Bölüm)
1 Mayıs Taksim ve Erzincan Videoları
7. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali ve Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı Başlıyor
Anonymous ve Redhack Affetmedi!
1915 Soykırımının İnkarını ve Soykırım Katillerinin Putlaştırılmasını Protesto Ediyoruz!
1915′in denek taşında Türk ve Kürt Siyaseti – (1. Bölüm)
Parti / Örgüt ve Kitle Örgütleri
12 Eylül`ü Yargılama Şovları ve AKP’nin Camiyi Okula Sokan Projesi; 4+4+4