24 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 2 oy, ortalama: 4,00)
95 okuma

Kürt halkından baskı ve teröre karşı ‘direnme’ kararlılığı…  

20 Kasım 2011 | 22:59 

İSTANBUL | 20 – 11 – 2011 | Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul İl Örgütü, “KCK operasyonları” adı altında son dönem yoğunlaştırılan dizginsiz gözaltı ve tutuklama terörüne tepki olarak bugün Zeytinburnu Kazlıçeşme’de coşkulu ve kitlesel bir miting gerçekleştirdi.

“İrademe dokunma-Buradayım” şiarıyla örgütlenen mitingde AKP hükümetine ve devlete dönük öfke öne çıktı. Miting alanını dolduran onbinlerce Kürt emekçisi, baskı ve saldırganlığa boyun eğmeyeceklerini ve özgürmükleri için sonuna kadar direneceklerini net bir biçimde haykırdılar.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenlerinin destek verdiği mitingde, aralarında BDSP’nin de bulunduğu çok sayıda devrimci ve ilerici kurum da yer aldı.

Coşkulu ve kararlı yürüyüş

Miting için devrimci ve ilerici güçler saat 11.00′de Abdi İpekçi Spor Salonu önünde toplanmaya başladılar.

Sloganlar ve halaylar eşliğinde bir saate yakın bekleyişini sürdüren devrimci ve ilerici güçler, BDP kitlesinin de toplanma noktasına gelmesiyle birlikte miting alınana doğru yürüyüşe başladılar.

Kürt emekçileri akın akın miting alanına yürürlerken, kurumlar tarafından da yürüyüş için kortejler oluşturuldu.

Yürüyüş kolunun en önünde Halkların Demokratik Kongresi’nin “Askeri ve sivil operasyonlara hayır- Barış için müzakereye evet!” pankartı yer aldı. Bu pankartları sırasıyla HDK bileşenlerinin pankartları izledi.

HDK bileşenlerinden SP, ESP, SDP, SODAP, Kaldıraç, EMEP’in pankartlarıyla katıldığı yürüyüşte BDP ilçe örgütleri de çok sayıda pankartla yer aldı.

İki koldan sürdürülen yürüyüşe komünistler de “Eşitlik, özgürlük, gönüllü birlik/BDSP” pankartı ve kızıl flamalarıyla katıldılar. Komünistler yürüyüş boyunca sık sık, “Kürt ulusuna özgürlük, eşitlik, gönüllü birlik!”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!”, “Biji biratiya gelan!”, “Çözüm devrimde, kurtuluş sosyalizmde!” sloganlarını atarak Kürt halkıyla omuz omuza olduklarını haykırdılar.

Yürüyüşe aralarında UİD-DER, ÖDP ve Halkevleri’nin de bulunduğu kurumlar da pankartlarıyla katılım gösterdi.

Polise yoğun öfke

Kitlenin öfkesi yoğun polis ablukasının bulunduğu arama noktaları girişinde daha da arttı. Özellikle Kürt emekçiler dizginsiz polis terörünü hedef alarak “Erdoğan’ın itleri yıldıramaz bizleri!”, “Katil polis hesap verecek!”, “Kürdistan faşizme mezar olacak!” sloganlarını arama noktalarından geçerlerken sık sık haykırdılar.

Yürüyüşle alana giren kortejler alanda bulunan kitle tarafından da sloganlar ve alkışlarla karşılandı.

“Hepimiz Kürdüz, hepimiz KCK’liyiz!”

Kitlenin tamamının alana girişiyle birlikte miting programına geçildi.

Program boyunca Kürt gençleri sık sık Abdullah Öcalan posterleri ve KCK bayrakları ile kürsüye ve platformun üzerine çıktılar. Bu eylemler miting alanındaki kitlenin “Biji serok Apo!” ve “PKK halktır, halk burada” sloganları ile karşılandı.

Miting programı Kürdistan özgürlük mücadelesi ve devrim şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Ardından KCK operasyonları kapsamında İstanbul’da tutuklunan 150 kişinin isimleri tek tek kürsüden okundu ve kitle her bir isimden sonra “Li vir e’-Burada” şiarını haykırdı.

Daha sonra BDP il ve ilçe yöneticileri ile birlikte BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Halil Aksoy, Hasip Kaplan, İbrahim Binici, Murat Bozlak, Erol Dora, Nursel Aydoğan ve bağımsız milletvekilleri Levent Tüzel ve Ertuğrul Kürkçü kürsüye çıkarak toplu olarak kitleyi selamladılar. BDP’li vekiller kitle tarafından “Kürdistan sizinle gurur duyuyor!” sloganlarıyla karşılandı. Kürsüden HDK bileşenleri ve katılımcı kurumlar da selamlandı.

Mitingin açılış konuşmasını BDP İstanbul İl Eş Başkanı Asiye Kolçak yaptı. AKP’nin ve siyasi iktidarın kendilerini siyaset alanında sıkıştırmaya çalıştığını belirten Kolçak, KCK tutuklamalarına karşı Türkiye genelinde 1 milyon imza ve “Ben de bu suçu işledim” kampanyaları başlattıklarını belirterek herkesi BDP’ye üye olmaya davet etti. Son dönem özellikle Sebahat Tuncel şahsında mücadele eden Kürt kadınlarının AKP tarafından hedef gösterildiğnie de dikkat çeken Kolçak, “Zafer er ya da geç halkların olacaktır” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Kolçak’ın konuşması sırasında kitle sık sık “BDP halktır, halk burada!”, “KCK halktır, halk burada!” ve “Hepimiz Kürdüz, hepimiz KCK’liyiz!” sloganlarını oldukça coşkulu bir biçimde haykırdı.

Demirtaş: “Biz korkunun kölesi değil efendisiyiz”

Kolçak’ın konuşmasının ardından BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kitleye seslendi.

KCK adı altında sürdürülen baskı ve teröre değinen Demirtaş, “Biz bu halkı tutuklayıp, soykırıma tabi tutup teslim aldık diyenler bir kez daha yanıldılar. Biz korkunun kölesi değil korkunun efendisiyiz” şeklinde konuştu.

AKP hükümetinin Kürt hareketine dönük sinsi planlar içinde olduğun dile getiren Demirtaş, özellikle Erdoğan’a ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e yüklendi. İdris Naim Şahin’in yaptığı tüm konuşmalarda bu planları tezgahladıklarını itiraf edttiğine dikkat çeken Demirtaş, “Kendisini buradan kutluyorum. İç İşleri Bakanını bu üstün zekasından dolayı kutluyorum. Başbakanı da kınıyorum bu cevheri 9 yıldır bizden sakladığı için.” dedi.

“Biz Kürt sorunun çözdük senin haberin yok!”

Şahin’in “Arıyorum, arıyorum Kürt sorununu bulamıyorum” sözlerini de hatırlatan Demirtaş konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Sen masanın koltuğun altına bak belki bulursun. Biz Kürt sorunun çözdük senin haberin yok. Kürt halkı kendi ana diliyle alanlarda, yerel yönetimlerde kendi sorunun bütün dünyaya göstere göstere çözdü, sen hala kanepenin altında sorun arıyorsun, aramaya devam et. Kürt halkı özerkliğini ilan etti, sen aramaya devam et.”

Siyaset akademilerine ilişkin AKP medyasının “Ülkeyi bölmek için ders veriyorlar” şeklinde çirkin bir iftira kampanyası başlattığını söyleyen Demirtaş, “Orada elbette her konuya ilişkin dersi veririz. KCK’yi de tartışırız, Sayın Öcalan’ın fikirlerini de tartışırız, AKP’yi de CHP’yi de tartışırız. Ama oralarda konuşulanları kes kopyala yapıp savcıların önüne koyarsanız, biz orada daha fazla ders veririz” dedi. İdris Naim Şahin ve Erdoğan’ı da davet ettiklerini belirten Demirtaş, “Belki gençlerimizden siyaset nasıl yapılır öğrenirler” dedi.

“Öcalan’ı çıkarın, görüşmeleri dışarıda yapın!”

Kürt sorununun Ortadoğu’nun en büyük sorunu olduğunu belirten Demirtaş, sorunun ancak muhataplarıyla konuşulduğu zaman çözülebileceğini vurguladı. Demirtaş, “Şimdi bir kez daha çağrı yapıyoruz. Biz karşılıklı bir ateşkesin olmasını istiyoruz. Silahların karşılıklı susmasını istiyoruz. Bunun için de diyalog ve müzakerenin yeniden başlamasını istiyoruz. Bu heyetleri bir kez daha muhataplarına gönderin. Bu tecridi kaldırıp Sayın Öcalan ile görüşmeyi başlatın. Kandil ile görüşün” dedi. Demirtaş, “Öcalan’ı çıkarın, bu görüşmeleri dışarıda yapın” çağrısında da bulundu.

“Darbe, faili meçhul, ne varsa bunlarla yüzleşmek kardeşliği güçlendirir” diyen ve özellikle Dersim Katilamı’nın üzerinde duran Demirtaş, “Tarihte yaşananların hepsini birlikte araştıralım. Ermeni katliamını da, Maraş çordum uda araştıralım. Cesaretiniz varsa böyle bir toplumsal barışı hep birlikte araştıralım” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın Kürt kadınlarını hedef alana konuşmalarına da değinen Demirtaş, “BDP’li kadınlar ve analar, sokaklarda meydanlarda kendi emeğiyle mücadelesiyle kendi kimliğini var etmiş bir gelenekten geliyorlar. Sen buradan gelen kadın mücadelesini asla anlayamazsın” dedi.

“ Özgürlük yürüyüşüne hep birlikte devam edeceğiz”

Kürt sorunun eğitim ve sağlıkta yaşanan diğer sorunlarla da doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Demirtaş, sağlık emekçilerinin önümüzdeki hafta örgütleyecekleri greve de çağrı yaptı. Demirtaş konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Çözmeye çalıştığımız bütün hikayenin tekbir nedeni var. Bu halk daha özgür yaşasın diyedir. Eğitim hakkı da sağlık hakkı da daha güvence altında olsun diyedir. Burada sömürü daha katmerli biliyoruz. Silaha giden paralar durmadıkça daha çok sıkıntı çekeceğiz. AKP anlayışına karşı sağlık çalışanları meydanlarda olacaklar. Bu mücadele de aynı zamanda bizim özgürlük mücadelemizdir, her platformda yanlarında olacağız. Özgürlük yürüyüşüne hep birlikte devam edeceğiz”

Onbinler ‘özgürlük mahkumlarını’ selamladı

Demirtaş’ın uzun olmasına rağmen kitle tarafından dikkatle dinlenen ve sık sık sloganlarla kesilen konuşmasının ardından mitinge destek veren sanatçılar kürsüye çağrıldı. Burada Ferhat Tunç bir konuşma yaparak, Kürt halkına dönük saldırganlığa karşı mücadele çağrısı yaptı.

Konuşmasının ardından “Özgürlük mahkumları” isimli ezgiyi seslendiren Ferhat Tunç’a alanda bulunan onbinlerce kişi hepbir ağızdan eşlik etti. Ardından ise MKM’li sanatçılar “Herne Peş” marşını seslendirdiler.

Coşkunun ve öfkenin dinmediği miting programı baskı ve sindirme politikalarına karşı ‘direnme’ çağrısı yinelenerek sonlandırıldı. (Kizilbayrak)

AHM-ATİK Haber Merkezi