23 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 2 oy, ortalama: 5,00)
34 okuma

‘Gemi Azıya Almış İttihatçı Devlet Terörüne “DUR” de!’  

7 Kasım 2011 | 19:00  | AHM-

ALMANYA | 07 – 11 – 2011 | Türkiye Almanya İnsan Hakları Derneği TÜDAY ve Soykırım Karşıtları Derneği SKD yayımladıkları bir açıklamayla Zarakolu ve Ersanlı’nın tutuklanması özgülünde, Kürt halkına karşı başlatılan baskı furyasını protesto etti. Gözaltıları ve saldırıları devlet terrörü olarak nitelendiren kurumlar, devletin kendine yedeklediği kurumları da eleştirdi.

Bugüne kadar verilen demokrasi ve barış sözlerinin sahteliğinin açığa çıktığının altı çizilen açıklamada ayrıca, Ergenekon’a karşı başlatılan harekatın, Kürt halkını ezme hareketine dönüştüğü vurgulandı. Zarakolu ve Ersanlı’nın bu baskılara karşı geldiği için tutuklandığını belirten TÜDAY ve SKD, soykırım sürecini 1915′ten bugüne devam ettiren devletin meşruiyetinin tartışılması gerektiğini savundu.

Açıklamanın tümü şöyle:

Ülke çapında yürütülen KCK (Koma Civaken Kürdistan) operasyonları sürecinde binlerce kişinin gözaltına alındığı, binlercesinin tutuklandığı ve sayılarına her gün yenilerinin eklendiği gelen haberler arasında. Devletin Kürt halkını dize getirmek için başlatmış olduğu terör ve tutuklama dalgası şu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir: Sorun devlet çatısı altında Türk ve Sünni Müslüman olmayan halkların ezilmesi, haklarının gaspı olduğunda, dindarı, muhafazakârı, ırkçısı, darbecisi, sağcısı, “solcusu” tam bir mutabakat içinde ortak hareket edebilmektedirler.

İstisnasız statükocuların tümü, Kürt halkının ulusal hak ve özgürlüklerinin barış ve diyalog yoluyla iadesinden yana olan herkese “hattını bildirme” noktasında devletin arkasındadırlar.

Bu tutum, bu güne kadar demokrasi ve barış adına verilen bütün sözlerin, edilen yeminlerin, hatta “iyi niyet duygularını” açığa vuran gözyaşları da dâhil, istisnasız tümünün, sahte olduğunu göstermiştir.

Artık Ergenekon darbecilerinden “hesap sorma” harekâtı, hak ve özgürlükleri için direnen Kürt halkını ezme harekâtına dönüşmüş durumdadır. Gemi azıya alan ittihatçı devlet terörü, her türlü bedeli göze alarak ezilen halklarla dayanışmanın öncüsü, onlarca yıldır insan hak ve özgürlüklerinin gözü-kulağı, ırkçılığa ayrımcılığa maruz kalanların vicdanı olan Ragıp Zarakolu’nu, susturmak istemektedir. Keyfiyetçiliğe, hukuksuzluğa “yeter!” diyen, Türkiye akademik camiasının Büşra Ersanlı gibi yüz akı, seçkin bilim insanını hapse atmaktadır.

Ancak bu tür baskıların, ne Zarakolu, ne de Ersanlı yabancısı değillerdir.

Ragıp Zarakolu, daha gençlik yıllarında tanıştığı devlet terörü karşısında, ne uğruna mücadele ettiği ideallerinden, ne de insanlık onurundan asla ödün vermemiştir. Eşi Ayşe Nur Zarakolu ile birlikte, gerek insan hakları mücadelelerinde, gerekse gazetecilik ve yayıncılık hayatında, öncü ve örnek tavırları ile baskıya ve zulme direnen Türkiye muhalif güçlerinin onurlu birer simgeleri haline gelmişlerdir. Bu nedenle, yayınlamış oldukları tabulara dokunan her eserin, yazılan her eleştirici yazının ayrı bir bedeli olmuştur onlar için. Bitmeyen taciz ve kovuşturmaların, cezai yaptırımların, maddi yıpratmaların, en sonunda Belge Yayınevinin bombalanmasına kadar varan devlet terörünün ardı arkası kesilmemiştir. Ragıp her ne kadar bütün bu olanları umursamadan yoluna devam etmeyi başardıysa da Ayşe’nin gönlü ve bedeni bu kadar ağır haksızlıklara dayanamamıştır. Bitmeyen haksızlıkların ardı arkası kesilmez sıkıntıların, peşlerini bırakmayan gerilimlerin hortlattığı kanser illeti onu aramızdan almıştır.

Acılı ailesi adına oğlu Deniz Zarakolu’nun annesinin mezarı başında yapmış olduğu konuşmasını hazmedemeyen devletin tavrını Ragıp, geçtiğimiz günlerde şu satırlarla açıklamıştı:

“2002 başında Ayşe’yi yitirdiğimizde, Deniz, Ayşe’nin mezarı başında yaptığı konuşmadan dolayı gözaltına alınıyordu. Tam 40’ıncı günde…”

http://www.haberhakki.com/genel/ragip-zarakol-metristeki-oglu-denizden-gelen-mektubu-yazdi.html   

Zarakolu çifti, gerek ülke içinde, gerekse yurt dışında insan haklarına saygılı kuruluşlardan birçok ödülle layık görüldüler. Bunu da içine sindiremeyen devlet, çeşitli ülkelerde onların ödüllerini almalarına engel olmak için seyahat özgürlüklerine de pranga vurmayı, hiç olmadı birinin olmasa, diğerinin ayağına çelme takmayı da ihmal etmedi. Görünen o ki, tamamen keyfiyete dayalı devlet terörü onun yakasını bırakmak istememektedir. 

Zira Ragıp Zarakolu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin inkâr ettiği soykırımcı geçmişini en iyi bilen ve bütün imkânlarıyla onunla yüzleşmeye öncülük eden ender aydınlardan bir tanesidir. O, karanlık geçmişi ile yüzleşmeyen bir toplumun yeni soykırımlara açık olduğunun bilincindedir. O, gerek Kürt halkının, gerekse TC egemenliği altındaki diğer halkların hangi tehlike ile yüz yüze olduklarının bilincindedir. O, her ne pahasına olursa olsun Anadolu topraklarında ve dünyanın her yerinde bu tehlikenin ebediyen önlenmesinden yanadır.

Bu gerçeği içlerine sindiremeyenler Ragıp’ı hapse atmakla tartışma konusu olan TC devleti meşruiyetinin sorgulanmasını bir kez daha gündeme taşımışlardır. Kendi halklarına, kendi aydınlarına karşı kurulmuş, sürekli savaş halinde olan, baskı ve zulümden, inkâr ve imhadan başka seçenek tanımayan bir devletin meşruiyeti tartışılacaktır; tartışılmak zorundadır. Bu tartışma bizleri, kanlı karanlık geçmişle yüzleşmeye götürecektir. 1894’te başlayıp 1915’te doruk noktaya ulaşan ve hala devam etmekte olan soykırım sürecine son vermenin başka çıkar yolu yoktur.

Büşra Ersanlı’ya, Ragıp Zarakolu’na Kürt Halkının Tutuklu ve Gözaltında Bulunan Tüm Yerel Temsilcilerine, İnsan Hakları Savunucularına Özgürlük!

Kürt Halkının Ulusal Hak ve Özürlüklerine Saygı!

Tüm Siyasi Tutuklular için Genel Af!

Not: Prof. Dr. Büşra Ersanlı Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde öğretim üyesidir. Aynı zamanda üyesi olduğu Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Parti Meclisi (PM) üyesi ve hukuk uzmanıdır.

Farklı gazetelerde yazan ve Türkiye İnsan Hakları Derneği kurucu üyelerinden olan Belge Yayınları sahibi yazar Ragıp Zarakolu, aynı zamanda Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı dır.

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

Kamu Emekçileri Ne Yapacak?
SÜTÜ BOZUK DEVLET
Hollanda` da Hükümet Düştü
Kuyucu Murat Paşa’dan İdris Naim Şahin’e kutsal devlet Pozantı’nın şifreleri
Ölüm Orucu Sonuç Verdi: Kemikler Ali Yıldız`ın
Savranoğlu emeği de doğayı da sömürüyor
Uzun Yürüyüşçüler, İsviçre‘deki son durağı Basel‘ de çoşkuyla karşılandı
HDK’den “Sen de bir ses çıkar” eylemleri
Özgür Gelecek Kartal bürosuna devlet tehdidi
Devlet Destekli Nazi Terörüne Tepki Dinmiyor!