23 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 1 oy, ortalama: 5,00)
50 okuma

Deri-İş: İşkur’un Stratejik Raporunu Kınıyoruz!  

11 Kasım 2011 | 23:18 

TÜRKİYE | 11 – 11 – 2011 | İşkur’un Stratejik Raporunu Kınıyoruz!

İşsizlik Fonu Üzerindeki Oyunlara Son! İşsizler İçin İşsizlik Fonu!

Yeni hükümetin kurulmasında bu yana gün geçmiyor ki emeğin mevcut sınırlı haklarına yönelik bir hak gaspı haberi ile karşılaşmayalım. AKP Hükümetinin üçüncü “ustalık” döneminin başlangıcından bu yana ilgili bakan ve kuruluşlar yeni “plan” ve “önerilerle” gündemi şekillendirmektedir.

Ulusal İstihdam Stratejisinin netleştirilmesi, esnek çalışmanın hakim hale getirilmesi buna örnektir. Kıdem tazminatlarının kaldırılması veya fona devredilmesi ve bunun sonucunda işçi sınıfının en temel haklarından-güvencelerinden biri olan kıdem tazminatının gasp edilmesi çabası bir başka örnektir. Mevcut asgari ücret dahi milyonlarca işçi, emekçi ve ailesini açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakırken “bölgesel asgari ücret” adı altında farklı bölgelerde daha düşük asgari ücret ödenmesi planı da buna dahildir. Enerji Bakanı’nın çalışma saatlerini uzatma, haftasonları da çalışma “önerisi” de bu kapsamdadır ve bakanın “kişisel” inisiyatifi veya fikri değildir.

Tüm bunlar mevcut küresel kriz bahane edilerek ve yaşam standartları halen ülkemizin çok üstünde olan Yunanistan ve İtalya gibi ülkeler kötü örnek gösterilerek ve mevcut politikaların oluşturduğu milyonlarca işsiz gerçekliği bir tehdit olarak kullanılarak işçi sınıfı ve emekçiler sefalet ve yoksulluk içinde yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Tüm bu “yeni” planlara ek olarak “geleneksel” bir yöntem olarak işçi ve emekçilerin örgütlenme özgürlüğüne yönelik engellere de her gün yeni örnekler eklenmektedir. İşte Kampana Deri, Savranoğlu Deri, Trexta, Hugo Boss…

Tüm bu saydıklarımız yetmemiş gibi en son İŞKUR’un ilan ettiği 2011-2015 Stratejik Planı’nda işçi haklarına dönük yeni hak gasplarına tanıklık ediyoruz. İŞKUR halihazırda zaten işsizlerin yeterince yararlanamadığı, yararlananların ise insani şartlarda yaşamasına imkan tanımayan İşsizlik Fonu ödeneğinin süresinin 5 aya düşürülmesini hedeflediğini duyurmuştur.

İŞKUR, Mevcut Fon’un istismar edilmesini engellemek ve daha geniş işsiz kitlesinin daha iyi şartlarda yaşamını sürdürmesini sağlamak yerine mevcut durumu aranır hale getirmektedir. Ülkemizde 6 milyonu aşkın işsizin halihazırda küçük bir bölümü işsizlik ödeneğinden yararlanabilmektedir. İşsizlik ödeneğinden yararlanmak için sigortalı bir işte çalışma zorunluluğu, belirli bir prim süresini doldurma yükümlülüğü gibi çeşitli şartlar öne sürülmekte, işten çıkış sebebi dahi fondan yararlanmayı etkilemekte, tüm bu kıstasları karşılayanlar dahi en fazla 10 ay ödenekten faydalanabilmektedir. Aldığı ücret ise oldukça düşüktür.

Mevcut Fon’da biriken para olması gerektiği gibi işsizlere dağıtılmamaktadır. 2010 yılında Fon’da 60 Milyar TL biriktiği halde işsizler 3 milyar 750 milyon TL’den yararlanabilmiş, son 3 yılda 9 Milyar 105 Milyon 395 Bin TL Hazine’ye aktarılmıştır. Fon’da biriken para ne yazık ki amacı dışında sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmakta, işçilerden elde edilen gelir işçi ve emekçiler için kullanılmamaktadır.

İŞKUR, Stratejik Planı’nda bununla da yetinmemekte, “iş piyasalarının ihtiyaçları” doğrultusunda çeşitli programları takip ederek mevcut esnek, güvencesiz, taşeron çalışma biçimlerini yaygınlaştırma ve geliştirmeye katkı sunmayı hedeflemektedir.

Mevcut Plan’dan kadın ve gençler de olumsuz etkilenecektir. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında İŞKUR üzerinden istihdam edilen kadın oranının % 35’e çıkarılması Strateji Planı’nın genel mantığı içinde düşünüldüğünde kadın işçilerin daha yoğun sömürüye maruz kalmalarına neden olacaktır. 29 yaşına kadar genç işsizlerin stajyer olarak işe alınacağı hedefi de 30 yaşına kadar geniş gençlik kitlelerinin staj sömürü altında, temel haklarından yararlanmadan, düşük ücretle çalışmaya mecbur bırakılması, 30 yaşına geldiğinde iş güvencesi olmadığından ve geniş genç nüfustan kaynaklı işsiz kalmasına ve 30 yaşından sonra da zor şartlar altında çalışmaya mecbur kalmasına sebep olacaktır.

İşçilerin örgütlülüklerinin görüşleri dikkate alınmadan oluşturulan, işçi ve emekçileri güvencesiz, esnek, kuraldışı çalışmaya, yoksulluk ve sefalet içinde yaşamaya mecbur bırakan tüm bu hak gasplarına karşı sendikamız Deri-İş tüm duyarlı kamuoyunu haklarımız ve geleceğimiz için birleşmeye çağırmaktadır.

 

DERİ İŞ SENDİKASI YÖNETİM KURULU

 

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

Deri-İş Sendikası Başkanı ve Eğitim Sekreteri Hollanda’nın Arnhem şehrindeydi
Deri-İş Sendika Yöneticileriyle Tartışma Toplantısı (Arnhem)
Deri-İş Sendika Yöneticileriyle Tartışma Toplantısı (Duisburg)
Deri-İş Sendikası Yöneticileriyle Tartışma Toplantısı
Uludere Roboski Katliamını Nefretle Kınıyoruz !
Kürt sanatçısı Rojin’e yapılan saldırıyı, Nefretle kınıyoruz!
Deri-İş Yeşil Kundura İşçilerinin işe alınmalarını talep etti
Norveç Oslo Katliamını Nefretle Kınıyoruz!
ATİF: “Hannover’de ki Derneğimize Faşistler Tarafından Yapılan Saldırıyı Kınıyoruz!”
Fransa Devletinin Kürtlere ve Kurumlarına Yönelik Estirdiği Terörü Nefretle Kınıyoruz!