23 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 2 oy, ortalama: 4,00)
26 okuma

Anti-Terör Yasalarıyla 8 Milyon Avusturyalı şüpheli!  

18 Kasım 2011 | 15:21  | AHM-

 AVUSTURYA | 18 – 11 – 2011 | Avusturya  hükümeti var olan Anti-terör yasalarını yeterli görmemiş olmalı ki yeni bir  yasayı tartışmadan yasalaştırdı. Avukatlarda  ve  barolar bu yasayı son derece aceleci ve kısa süreli araştırma ve kontrol edilmeden geçirildiğini savunmakta. Viyana – İçişleri Bakanlığı Güvenlik Polisi Yasası (SPG) özellikle hızlı ve  aceleye  getirildi.  Her zaman bir  yasanın altı haftalık bir zaman   dilimi gözden geçirilmesi için minimum süre bu kez yalnızca dört hafta ve iki gün. Ancak Cuma gününe kadar pek çok tepkiler ve yasanın düzeltilmei için öneri yorumlar da yapıldı.  Planlanan  değişiklikler bu  yasa paketiyle ( SPÖ ve ÖVP ) tarafından onaylanmak üzere. Bunun adına da hukuk ve  Demokrasi denmekte.
Yasa da  yeni ne var?
Yetersiz koruma ve kontrol önlemleri istismar edilerek, bireysel  hak ve  özgürlükler kasıtlanmakta ve  baskı altına alınmakta. Anti terör  yasalarının genişletilmesi ve Polise  daha  fazla yetkinin verilmesi ciddi bir  saldırı olarak kabul edilmelidir. Polise  verilen  yetkilerle  Polis  bu yasayı kötü amaçlı da  kullanacağı kesin gözüyle  bakılmakta.

Rupert Wolff, Barolar Birliği  Başkanı şunları dile getirerek, Özellikle tartışmalı önlemler şunlardır:
• Genişletilmiş ve kişisel verilerin işlenmesi kolaylaştırdı;
•Yargı denetimi olmadan cep telefonu izleme  ve  dinleme,
• Bir gözlem desteklemek için henüz tanımlanmamış teknik araçlar kullanmak;
•Bilgisayar güvenlik yetkililerinden sınırsız sorgu veri olasılığı  ve Bilgi bankası Polisler tarafında izlenebilecek.
•Yürütmenin itibarını etkileyebilecek bir şekilde güvenlik kuruluşlarının temsilcilikleri için idari cezalar  kaldırılmakta.
Bildirdiği gibi, SPG-değişikli yasası  planlı bir anti-terör paketi kapsamında yasalaştırıldı. Çeşitli sivil topluk kurumlarının masif  Direnişi   ( Greenpeace, ATTAC, Uluslararası Af Örgütü ve SOS üyesi)  bu yasanın yasalaşmasını engelleyemedi.  Hukuk Konseyinin kontrol ve incelemesi alınmada bu yasanın geçirilmesi  ayrı  bir  tartışma  konusu.

 

Adelet  sözcüsü Steınhauser bu  tür  yasalar  totaliter  Rejimleri bile  aratmakta olduğunu söyledi.  Değişiklik Güvenlik polisinin terörle mücadele Paketinin bir parcası. Daha geniş araştırma ve inceleme için kişisel bilgiyi savcılıkların haberi ve  izni olmadanda kendileri yapabilecek durumda. Hiç bir Hukuk Komisyonunun denetimi olmadan bu tür uygulamalar faşizme tekabul etmekte.

Tehlike  durumları diye bir paragraftada kişisel haklara ve savunmaya vurulan en  büyük darbedir. Bu alanda kötü eğilimli ve keyfiyet arz  eden karar alma ve uygulama durumu ortaya  cıkmakta.

Bir  kişini vermiş olduğu bilgiler değerlendirilir, cezalı bir  durumu olursa  zaten gerekli  yasalar  da  mevcut cezalar  var. İnternet veb.. gibi alanların izlenmesi ve  özel bilgilere ulaşılması kişisel hakların, özgürlüklerin Anayasada ihlali  anlamına gelmektedır. Mafia ve  İnsan  ticaret  gibi suclar  kovuşturulması gerekirken, insan hakları  Aktivislerine  yönelik ciddi  tehditler  söz  konusu. Şu ana  kadar suc  grupları  tanımlaması var  iken bundan  sonra bireylerinde bu kapsama alınması ve izlenmesi, takip edilmesi, bireyin önceden bir  sucu olup olmadığına  bakılmaksızın yapılacaktır.

Kişiler  ve  bireyler  sadece tahmin yada şüphe üzerine  şidete  maruz  kalabilecek ve polis  şidetini enselerinde  his  edeceklerdir.  Polislere  o kadar çok yetki  verilmekteki; onlar kendileri tüm bu  işleri  sınırlı bilgileriyle  yapabilecek ve insanların özel hayatlarını, bilgilerini izleyebilecekler. Bu izleme İnsan haklarına ve temel haklara  yapılan en büyük bir  saldırıdır. Bu saldırı Totaliter  rejimlerde  bile  yok. Temel  haklar sonsuzca ihlal edilmekte.

Bu yasanı  sözüm ona Novec saldırısında  sonra gerekli olduğu  savıdır. Bunu  çok önceleri  planlandığı, gerçek dışı bir  söylem olduğuda malum.

Bu yasaların   aslında  Anti- Faşistler ve Müslümanlar  için cıkarıldığı gerçeği gizlenmeye  calışılmakta. Aşırı sağ ve  Neo-Naziler ve  Faşislerin suc  oranı   32%  kadar cıktığı ayrı bir gerçek.

Bu yasanın sacma ve gereksizliği  ortada.  Temel  hakları sınırlamakta, insanların güvenliğini tehlikeye  atmakta, özel yaşamın gizliliğni ihlal etmekte. Burda  halka ve  Demokrasi  mücadelesi yürütenlere  göz  dağı verilerek, korkutulmakta, psikolojik baskıya  tabi  tutulmakta.

İcişleri  bakanı Mikl-Leitner bu  yasaya  bir  politik profil vermeye calışarak meşru  göstermeye ve kabullendirmeye yönelik cabası  nafile.  Bakan kendisine  bir  Düşman ve onun içinde  terörist bulmuş durumda. Tüm bunların sonucu ise  Halkların Temel hak ve  özgürlükleridir.

SPÖ nün  bir  kaç Milletvekili ve başını  Anayasa sözcüsünün çektiği Bayan Wittman ve SPÖ-Hukuk sözcüsü Hannes Jarolim Yasayi  Avusturyanın Polis devleti  yaptığını savunarak  karşı  cıktı.

Wittmann bu yasayla  8 Milyon süpheli yaratıldığı, polisin takip ve izlemesi olsun olmasın, 8 Milyon yaşayanın şüpheli duruma düşürüldüğünü söyledi.

Suc  ve ispatın olmadığı bir  durumda nasıl  insan  izlenebilir. Barolar  Birliğininde bu yasayi kabul  edilemez olarak değerlendirdi.  Rupert Wolff, Barolar Birliği başkanı Demokrasinin kuşatıldığını ve baskı altına alındığını belirti.

Rupert Wolff Telefon ve  diğer  dinleme ve izlemelerle kişisel bilgilerin başkaları tarafında  kötüye  kullanacağını kimse  engelleyemez.  Bir  dağcının tehlikede olmasını terörle  nasıl bağdaştırbailinir  dedi.  Özel  bilgilerin kayıt  altına alınması  Anayasaya  aykırı.  Hayvanları  koruma dernekleri  aktivistlerinin ve ÖH aktivistleri, Anti-Faşistler  nasıl  Terör şüphelileri olabilirler.

Bağımsız Savcı ve  mahkemelerin bilgisi olmadan hiç bir özel bilgi izlenmemeli ve  takip  edilmemeli.  Suc şüphesinede  savcı  ve  hakimler karar  vermeli, polis  değil.

Barışcıl meslek grupları, sivil itiatsizlik, protestolar, eğitim hakını savunma  ve  Üniversitelerin işgali  gibi eylemler  artık STGB nin yeni Anti terör  tasaları  kapsamında  ele  alınmakta.

M. Ali Yalcınkaya

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

KFC 8,3 milyon dolar tazminat ödeyecek
AB’de 24 milyon işsiz
ATİD 8 Mart’ı Müzik Ziyafetiyle Bir Kez Daha Kutladı
Paris’te 8 Mart Paneli
Augsburg’ta 8 Mart Etkinliği Başarıyla Sonuçlandı
Savaşın Gölgesinde 8 Mart “Ortadoğu’ya Barış Yasak mı?”
Giessen ve Wetzlar’da 8 Mart Etkinlikleri
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü Duisburgta kutlandı
Ulm’de coşkulu 8 Mart kutlaması
Londra’da 8 Mart Yürüyüşü