Suzan Zengin Kadın Yoldaşlarının Omuzlarında Uğurlandı
14 Ekim 2011 | 15:34 | AHM-Y. C. Koyuncu
TÜRKİYE | 14 – 10 – 2011 | Asılsız iddialar sonucu tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Cezaevi`nde, yaşadığı koşullardan kaynaklı rahatsızlanmasının ardından, açık kalp ameliyatı olduktan sonra yaşama veda eden Özgür Gelecek Gazetesi emekçisi Suzan Zengin, bugün yoldaşları ve dostları tarafından ölümsüzlüğe uğurlandı.

Tuzla Aydınlı Cemevinde düzenlenen cenaze töreninde, ailesi, dostları veyoldaşlarınınyanısıra birçok basın kurumu da yer aldı. Aralarında ATİK Temsilcisi, Özgür gelecek gazetesi, DDSB, BDSP, Partizan, İHD, ÇHD, Yeni Demokrat Kadın , DHF, TGDP , ESP gibi bir çok siyasi parti ve kuruluş temsilcilerinin de bulunduğu bine yakın kitle tarafından, Tuzla Aydınlı Cemevi’nde düzenlenen törenin ardından, Zengin’in tabutu kadın yoldaşlarının omuzlarında taşınırken, cenaze oluşturulan kortej eşliğinde sloganlar ve pankartlarla cemevinden çıkartıldı.
“Devrim şehitleri ölümsüzdür Suzan Zengin yaşıyor!/Partizan” ve “Hapishanelerde tecrit-tredman öldürmeye devam ediyor” pankartlarının taşındığı yürüyüşün en önünde, “Özgür Gelecek”, “Partizan” ve “Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu”na ait çelenkler taşındı.
“İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Sosyalist basın susturulamaz!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Tecrit ölümdür tecrite hayır!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganlarının atıldığı yürüyüşte “Devrimci basın şehitleri ölümsüzdür”, “Tecrit-tredman öldürmeye devam ediyor” dövizlerinin yanısıra, İbrahim Kaypakkaya dövizleri de ellerdeydi.
Etkinlikte ilk konuşmayı yapan Partizan temsilcisi “Suzan yoldaş, devrimci, sosyalist basın kimliği ile işçi ve emekçilerin direniş ve eylemlerinin yanı başında, onlarla omuz omuzaydı. Fotoğraf makinesi ve kalemi ile işçi havzalarının ve emekçi semtlerin her daim ayrılmaz bir parçası, öfkelerinin, özlemlerinin ve umutlarının; emeğine ve geleceğine sahip çıkmak adına yürüttükleri işgallerin ve grevlerin sesiydi.Ki bu durum devletin de “gözünden kaçmamış”; 28 Ağustos 2009 sabahı evi polisler tarafından basılmış ve bir komplo sonucu tutuklanmıştır. Yaklaşık iki yıl boyunca tamamen keyfi ve hukuksuz bir şekilde Bakırköy Kadın Kapalı Hapishane’de tutuklu kalan Suzan Zengin’in birçok kronik rahatsızlığı bulunuyordu. Hastalıkların tedavisi için yürütülen tüm çabalar, devrimci ve yurtsever tutsakları ölüme terk eden zihniyetin kalın duvarları ile karşı karşıya kaldı. Nitekim tutsak düşmeden önce hiçbir kalp rahatsızlığı bulunmasına karşın hapishaneden çıktığında ameliyat olmasını zorunlu hale getiren bu hastalığa da yakalanmıştı. Ve tahliyesinin üzerinden 4 ay dahi geçmeden ameliyat olmak zorunda kalmıştı.Seni unutmayacağız, unutturmayacağız. Tüm güzel değerlerini rehber edineceğiz, söz veriyoruz” diyerek, Suzan Zenginin katilin devlet olduğunun altını çizdi.

Cenaze töreni öncesi basına bir açıklama yapan Suzan Zengin’in eşi Bekir Zengin, eşinin bir komplosonucu gözaltına alındığını ve tutuklandığının altını çizerek “Eşim tutuklandığında sağlık sorunları vardı, bu sorunlar cezaevi koşullarında daha da kötüleşti. Ancak yetkilileri bunu anlatamadık. Tahliye olduğunda da artık çok geç kalınmıştı. Eşim gazeteciliğinin yanında insan hakları aktivistiydi. Yaşama dairne varsa onu ilgilendiriyordu. Erdemleri vardı, idealleri vardı, erken kaybettik” dedi.

Uzun zamandır birlikte çalıştığı arkadaşı Togay Okay ise, “Suzan gazeteciliğinin yanında çevirmendi, insan hakları aktivistiydi. Bulunduğu bölgede bütün gelişmelere karşı refleks gösteren bir insandı. Suzan bir komplo sonucu 2009 yılında tutuklandı, hapishane koşullarının onun ağır hastalıklarını tetikleyeceği biliniyordu. Bununla ilgili cezaevi idaresine defalarca başvurular yapıldı ancak bir sonuç alınamadı. Devlet Suzan Zengin’i tedavi etmeyerek ölüme terk etti. Suzan Zengin tahliye olduktan sonra hemen tedavi işlemlerine başladı ama artık her şey için çok geçti. Bizler Suzan Zengin’in aramızdan ayrılmasının sebebinin devlet olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Cenazede yer alan sanatçı Pınar Sağ ise, devrimcilerin ‘ser verip sır vermeyen’ bir asil geleneğin yolcusu olduğunu söyledi. Suzan’ın mücadelesini verdiğini ve direndiğini belirten Sağ, “yarınlar adına Suzan Zengin’in yoldaşları adına Özgür Gelecek susturulamayacak” dedi.

Pankartlar ve sloganlar eşliğinde sahiplenilen cenaze, törenin ardından defnedilmek üzere Aydınlı Mezarlığına götürüldü.
AHM-ATİK Haber Merkezi













