23 Mayıs 2012 | ATİK | Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu | abone ol

12345 (Toplam 4 oy, ortalama: 5,00)
43 okuma

Avustuyada’da yoksulluk ve yoksullaşma  

13 Ekim 2011 | 10:02  | AHM-

M. ALİ YALÇINKAYA | 13 – 10 – 2011 | Kapitalistler zenginleştikçe, işçiler ve ezilenler yoksullaşıyor…

Kapitalizm üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan bir üretim tarzı olarak kendi içinde sürekli bir dengesizlik ve bunalım üretir. Kapitalist üretimin niteliği gereği (kâr için üretim) ekonomi devresel olarak krizlerle yüz yüze kalır. “Kapitalizmin yapısı olarak tanımlanan bu ekonomik krizler, sözcüğün tam anlamıyla “aşırı üretim krizleridir”. Kapitalist üretimde tek tek alanlarda görülen “aşırı üretim krizleri”, kapitalizmin bir dünya sistemi haline gelmesiyle birlikte genel nitelik kazanmıştır. Bu nedenle kapitalizmde ekonomik krizleri (aşırı üretim krizleri) kapitalizmin egemen olduğu tüm alanlarda kendisini ortaya koyar, yani genel niteliktedir.

Ekonomik krizle  birlikte  fakirleşme genelde tüm Avrupa  ülkelerinde hızlı büyüme  göstermekte. Avusturya‘da fakirlik  sınırını  resmi rakamları bunu göstermekte. Neo-Liberal politikalar sonucu tüm dünyada işçilere ve ezilenlere yönelik ciddi saldırılar gelişti. Bu saldırılar  kazanılmış sosyal hakların gasbedilmesi, işçilerin ücretlerinin dondurulması, Sağlık, Eğitim, Konut, Ulaşım, Tüketim Alanları  vb…gibi.  En  önemli saldırılar  ise işçilerin örgütlenme ve  insanca  yaşama hakkına yapılan saldırılardır.   Özelikle taşeronlaştırmayla hem örgütlü gücü bölme hemde işçilerin ücretlerini  düşürme ve işçiler arasındaki dayanışmayi azaltma gibi…Tüm saldırıların temel hedefi  daha  fazla  kar ve sömürü. Bir  yandan kapitalistler  karlarını artrırken, diğer  yandan  ise  işçilerin ve  ezilenlerin gelirlerinden bir  düşme ve  gerileme söz konusu. Bununla  birlikte enflasyon ve  fiyat  artışları, hayat pahalılığını da  hesaplarsak  İşçilerin ve  ezilenlerin  yaşamlarını ne  derece zorlaştığı en temel geçim kaynaklarını elde etme ve  insanca  bir  yaşam sürdürme olanaksız  duruma gelmiştir.    Bu nedenle de Avrupalı Emperyalistlerin yapmış  oldukları istatikler yoksullaşmanın;  işsizlik, barınma, eğitim, sağlık, ulaşım, tüketim  bilgileri yayınlanmakta.  Fakat bu  duruma neden ve  nasıl  gelindiğini, arka planını açıklamamaktadırlar. Günümüzde işçilerin büyük bir kesimi günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacakları süreci yaşamaktadırlar.  Yani ölmemek için çalışma zorunluluğu var. Avusturyadaki durumu bazı  verilerle açıklayayım. Avusturya sözde  dünyanın en zengin 6. Ülkesi  konumunda.  Fakat  bu zenginliğin kimlerin Mülkiyetinde  ve  kullanımında olduğudur.  Hangi kesimin ne kadar paya  sahip olduğu  hep  rakamlarda gizlenmektedır. Toplu  verilen rakam ve veriler  detaylandırıldığında farklı bir  sonuc ortaya cıkmaktadır. Ekonomik kriz, işsizlik ,  eğitim durumu, Kişinin kimliği yoksullaşmada önemli  rol oynamaktadır

Avusturyadaki tüm  gelirin  %57 sine,  %10 luk bir  kesim sahip.  Yani devletin Kapitalistleri ve Bürokrasisi ve  elit kesimi.  Avusturya‘da bir kişinin yaşamını sürdürmesi için 994 € ihtiyacı var. Fakat  Avusturyadaki asgari ücret 753 € olarak tespit  edilmiştir.

Yoksullaşma  sınırı

Tek kişilik hane için gerekli geçim sınırı                                994 €

Çift kişilik hane için gerekli geçim sınırı                               1491 €

Tek kişilik ve  2 Yaşında çoçuklu    hane                              1292 €

Tek kişilik ve  iki çoçuklu  (5,12 Yaş)hane                           1590 €

Tek kişilik  ve  üç  çoçuklu (9,13,15 Yaş)hane                   2087 €

Çift kişilik ve bir  çoçuklu    (2 yaş)  hane                             1789 €

Çift kişilik ve 5,12 Yaştaki çoçuklu hane                              2087 €

Çift 9,13,15 yaştaki çoçuklu hane                                        2584 €

 

Avusturya’da  yaklaşık bir milyon kişi (% 12) yoksulluk sınırının altında bir gelire sahiptir. Avusturya tek kişilik hanenin geçerli 951 € tahsis edilmiştir (Önceden € 912).

En düşük gelirli insanlar ise bu eşiğin altında yaşıyor. 300.000  dolayında Avusturyalı sosyal dışlama eğitim, erişim, sağlık, en temel tüketim maddelerinin karşılanması vb…  olanaklarında yararlanmamaktadır.
Avusturya‘daki   gelir  dağılımı makası gittikce  acılmakta ve  büyümektedır.  Halkın  % 61  ve Herhangi  bir  Gayri menkule ya da  eve, Arsaya  sahip.  Halkın  %  40  ise  hiç birşeye  sahip  değil. Halkın Sadece % 2 oranında 50.000€  üzerinde  bir  tasaruf cüzdanına  sahiptır. Halkın  % 50‘si  24.000 €‘dan daha  az  bir  mülkiyete  sahip.  Kapitalist %10‘luk kesim  %50‘lik  mülkiyete sahip. Kısa süreli calışma Avusturyada 1/5 oranında % 47lik geliri kazanmaktadır.  Kısa süreli çalışma  (Kadınlarda  daha  çok)   ciddi bir  artış  görünmektedır.  Kadınlar erkeklere göre  1/3 oranında  daha az kazanmakta. Bu oran  %22  cıvarında  seyretmektedır.

Evi geçindirmek, düzenli  ödemeleri  ödeyebilmek  (Kira,Elektrik,Su;Çöp vb..). Gerekli olan Doktor ve Diş doktoruna gitme, ilac  alma. Yeni  bir  elbise  almak  gibi… 480.000 kişinin bunlar için 900 € ya ihtiyaçları vardır.  Avusturya  halkını 17% Fakirlik derecesinin altında  yaşamaktadır. Fakirlik  sınırı 825€  olarak yaşanmaktadır. Düşük Gelire  sahip olanları şu  şekliyle  sıralayabiliriz.  111.000 Kişi 6 aydan daha  uzun İşsizdirler.

Bunlar  içinde %32‘si fakirlik sınırı altında  yaşamaktadır. Burda  84.000 Kişi olarak 24%‘ü  açlık sınırında  yaşamakatadır.   Akademik aileden  gelen çocukların  çalışmaya başladığı gibi, bir kaç kat daha fazla kazanmakta ve gelir sahip olmaktadır. Bu oran toplam çalışanların  %10 ‘udur.  Kötü koşullarda  yetişen çocuklar en kötü yetişen ve en düşük ücreti alan kesim olarak  öne  çıkmaktadır.

İşçi sınıfının ailelerinin çocukları   ise en düşük ücretli calışmak zorundadırlar.  Part-time çalışanlar %9 yoksulluk  yaşamaktalar. Bunların çoğu  düzensiz işçiler olarak çalışmaktadır. Haftada 12 saatten az  çalışanların % 14 ünü oluşturmakta, yarı zamanlı çalışanların % 17’si yoksulluk sınırı altında yaşamaktadırlar. Çocuk yoksulluğunun başlıca faktörler ebeveynlerin işgücü piyasasındaki durumu bağlıdır.  Çoçuk yaştaki Fakirlik %13(0-19) Yaş arası. Bu da 238.000 kişiye  tekavül etmektedır. Bunlardan 142.000 çoçuğun %8‘i  Aclık sınırında  yaşamaktadır. Yetişkinlere göre daha da çocuk vardır. Bir  ailenin gecimini sağlaması için gerekli olan  Geliri olumsuz  etkileyen temel faktörlerin başında Finansal Depresyonlar  gelmektedır. Yoksulluk daha  çok aileleri vurmaktadır.  Çoçuklu ailelerde 457.000 Kişinin %12‘si  gelir  fakiri. Bunlardan 267.000 kişinin %7‘si açlık sınırındadır.  Bu tek başına yaşayan çoçuklu ailelerde 96.000 Kişinin %30‘u bunlardan da 62.000 kişi açlık sınırında 19%. Üç ve daha  çok çoçuklu ailelerde bu oran 152.000 %20 ve bunlar içinde de 116.000 %15‘i açlık sınırında.

Göçmen kitleler 780.000 Kişi Avusturya  vatandaşı  bunun %11‘i  genel nufusun içindedır. Bunlar içinde de 341.000’i  %5 açlık sınırındadır. Avusturya  vatandaşı olmayan Göçmenler 213.000 kişi 24% ve  aclık sınırında yaşayanların oranı  ise 147.000 kişi 17 % oranındadır. Yine en kötü işlerde calışan göçmen kitlelerin oranı da  az  değildir. Yoksulluğu derinleştiren politikalar ; eğitim politikası, iş kanunu, sosyal ve sağlık politikası, vergi politikası,  aile politikası, konut ve tüketici politikası. Bunları coğaltabiliriz. Kötü  şartlarda  yaşayan insanlar en az  fırsatlara sahip kesimi oluşturmaktadır. Bu kesimin   için de kadınların oranının  yüksek olduğu rakamlarla verilmekte. Kadın emeğinin en düşük ücretle ücretlendirildiği gerçeği  söz  konusu. Sosyal dışlanma ve yoksulluk sadece düşük gelir ve sınırlamalar değil yaşamın kilit alanlarında da kendini göstermekte.

Avusturya’da 887 000 yaşayan insanın yüzde 24’ü yabancılar, bu nedenle, Avusturya’da yaşayıp, Avusturya vatandaşı olmayan  yabancılar hemen hemen eşit istihdama  rağmen Avusturyalılardan daha  fazla  yoksulluk yaşamaktadırlar.  Düşük eğitim düzeyi ve dil sorunları tek tek diğer sorunlar  kötü yaşam koşullarını hızlandırır. Göçmenlerin geldikleri ülkelerin kültürlerini ciddi bir  şekilde yaşamaktadırlar.  Avrupa dışında gelen Göçmenler  yüzde 28’lik yüksek  oranla yoksulluğu  iki kat fazla yaşamaktadır.  Göçmen Vatandaşların % 22’si yoksulluk sınırı riskinde yaşamaktadırlar. Bu Risk  593 000 Kişiyi kapsamaktadır.

Devletin ve  sosyal yardımların olmaması durumunda yoksulluk, değil yüzde 16 yüzde 26 olacak. Avrupa’da yaklaşık 80 milyon kişi  yoksulluk sınırının altında yaşamakta. Yani AB nüfusunun %26’sı yoksulluk içinde yaşıyor  demektır. Sosyal ödenekleri ve yardımları; örneğin İşsizlik ödeneği, Aile yardımları veya konut yardımları azaltmak demek, AB ortalamasının yoksulluk riski 38 oranında seyredecektır.

AB’ye üye devletlerin sosyal güvenlik sistemleri, toplumsal yeniden dağıtım alanında ve yoksulluğun artmasında önemli bir rol oynamaktadır. Yani sosyal devletin frenlenmesi ile yoksulluk daha  çok AB ‘nin  gündemini işgal edecektir. AB  harcamalarının  en büyük payı silahlanma  ve güvenliğe  ayrılan  bütçelerdir.  Sosyal ödeneklerde ve yardımlarda, işçi üçretlerinden kesilen kesintiler buraya aktarılmaktadır.

AHM-ATİK Haber Merkezi


Diğer Haberler

İbrahim Kaypakkaya, ülkenin her tarafında anılıyor.
NRW Eyalet Seçimlerinde İşsizliğe, sosyal kısıtlamalara ve ayrımcılığa karşı Sol Parti’yi ( Die Linke) destekliyoruz!
1915′İN DENEK TAŞINDA TÜRK VE KÜRT SİYASETİ (2. Bölüm)
1 Mayıs Taksim ve Erzincan Videoları
7. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali ve Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı Başlıyor
Anonymous ve Redhack Affetmedi!
1915 Soykırımının İnkarını ve Soykırım Katillerinin Putlaştırılmasını Protesto Ediyoruz!
1915′in denek taşında Türk ve Kürt Siyaseti – (1. Bölüm)
Parti / Örgüt ve Kitle Örgütleri
12 Eylül`ü Yargılama Şovları ve AKP’nin Camiyi Okula Sokan Projesi; 4+4+4